ZAFER ROBOT ASKERLERİN |
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy X platformunda bir paylaşım yapmış ve: “Bu savaşın tarihinde ilk kez, sadece insansız platformlar kullanılarak - karadan robotik kompleksler ve dronlar kullanılarak - bir düşman mevzisi ele geçirildi. Mevzideki Rus askerleri esir düştü. Operasyon, Ukrayna piyadesinin katılımı olmadan gerçekleştirildi ve Ukrayna Savunma Kuvvetleri'nde kayıp yaşanmadı. Ukrayna, askeri tarihin yeni ders kitaplarını yazıyor.” Demiş.
Gündemde kayboldu gitti pek duyulmadı ama bana inanın bu dünya tarihini ve hepimizin kaderini değiştirecek bir gelişmedir.
Aslında savaşlarda yenilgi ya da zaferi belirleyen en önemli unsurun sahip olunan teknoloji olduğunu çoğu zaman unuturuz.
Cesaret, fedakarlık, azim ve asker sayısı gibi faktörler ise ancak birbirine yakın teknolojik güçler olması halinde etkili olabilir.
Şöyle düşünün; elinde kılıç, ok, mızrak ve balta olan yüz bin askeri tek bir pilot atacağı tek bir nükleer bomba ile buharlaştırabilir değil mi? Bu durumda aşağıdaki askerlerin cesareti ya da azminin sonuca herhangi bir etkisi olabilir mi?
Ne yazık ki çoğumuz teknoloji ile askeriye arasındaki ilişkiyi kurmakta çok da başarılı değilizdir, savaş ve askerlik denilince daha ziyade insana özgü nitelikleri ön plana çıkararak savaşların sonucunu ve güç dengelerini öngörmeye çalışırız. Oysa askeri tarih çok açıktır, dikkatle okuduğunuz zaman zafer ya da yenilginin belirleyicisinin çoğu zaman sahip olunan teknoloji olduğunu görebilirsiniz.
Faşist diktatör Putin 2022 yılında Ukrayna’ya saldırdığında hemen hemen herkes Ukrayna’nın üç günde teslim olacağını, Kiev’in düşeceğini ve Zelensky’nin kaçacağını iddia etmişti. Oysa savaş dört yıldır sürüyor ve hiç beklemediği bir teknoloji ile karşılaşan Rus ordusu kanlı bir bataklığa saplanıp kalmış bulunuyor.
Ukraynalıların geliştirdiği, havada, suda ve karada çok büyük bir başarı ile kullandığı dron teknolojisi tabiri caizse Rusları analarından doğduğuna pişman etmiş bulunuyor.
Bu savaş aslında robotik teknolojilerin ve robot askerlerin daha başlangıç modellerinin kullanıldığı bir savaştır. Bu modeller gelişip daha zeki, hızlı ve etkin olduğunda hiç şüphesiz ki savaşların biçimi de sonsuza kadar değişecektir...
Görünen o ki geçmişte kahraman askerlerin elde kılıç kalkan, top tüfek savaş alanında boy gösterdiği savaşlar çok yakın bir zamanda adeta bir “atari oyununa” dönüşecektir.
Şunu açıkça söylemem gerekir ki bu gelişmeler savaşları kökünden değiştirip yepyeni bir hale sokacaktır.
Bu güne kadar savaşlarda ülkelerin nüfusu çok ama çok önemli bir faktördü, daha çok nüfusu olan ülkeler daha çok asker çıkarıp, sahaya sürebilme avantajına sahipti. Oysa bundan sonra ülke nüfuslarının asker sayısı ile hiç bir ilişkisi kalmayacaktır. Teknolojisi olan küçük bir ülke nüfusu daha düşük olsa da daha fazla robot asker üretip sahaya sürebilecektir. Savaşların kaderini sahadaki robotların sayı ve niteliğinin belirleyeceği yepyeni bir döneme girmiş bulunmaktayız.
Bakınız bir insanı nitelikli bir asker olarak yetiştirmek en az yirmi yıllık zorlu bir uğraşı gerektirir. Oysa robot askerleri yapmak sadece birkaç dakika zaman almaktadır.
İnsan üretmek hem zor ve zahmetlidir ve hem de insan biyolojik olarak oldukça zayıf bir varlıktır, küçücük bir kurşun yirmi yılda yetişen bir askeri yirmi saniyede yok edebilir. Oysa robotlar hem çok daha dayanıklıdır ve hem de üretimi çok daha hızlıdır kaybedilen bir robotun yerine bir yenisi çok kolay konulabilir.
Ayrıca robot askerler korkmaz, emre itaatsizlik yapmaz, yorulmaz ve hastalanmaz...
Dahası bir robot asker ne acıkır ve ne de susar, eninde sonunda bir pile bakar, pilini değiştirdin mi çok kısa bir sürede yeniden göreve hazır hale gelir.
Ayrıca robotların bir biri ile ve komuta merkezi ile iletişimi de çok daha kolay ve verimlidir robotlar iletişimde insanlara göre çok daha başarılıdır, çok daha az hata yapar ve çok daha az veri kaybederler...
Sonuç olarak insan askerlerin robot askerler karşısında hemen hemen hiçbir şansı yoktur! Eğer bir ülke çağdaş teknolojilere sahip olup, düşmanlarının ürettiği ya da üreteceği robot askerler ile nitelik ve nicelik yönünden başa çıkabilecek bir robot asker üretim kapasitesine sahip olmazsa demedi demeyin esir düşmesi kaçınılmazdır.
Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; bu güne kadar orduları çok büyük bir çoğunlukla devletler kurar, askerlere devletler sahip olurdu fakat artık şirketlerin önünde ordu kurmak için hiçbir engel kalmamış bulunmaktadır ki bu dünya siyasetini de sonsuza kadar değiştirecek bri gelişmedir.