We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Demediğini dedirtmeye çalışıyorlar...

72 19 1
24.09.2021

Son dönem gazetecilikte, yayıncılıkta moda oldu…

Demek istediğini açık açık diyen konuklara, "Aslında şunu mu demek istiyorsunuz?" diyerek, bir nevi fişteklemek…

Misal, sevgili Kübra Par'ın programını izliyorum…

Konuklarından biri, İYİ Parti Hukuk ve Adalet politikaları Başkanı Prof. Dr. Bahadır Erdem…

Kübra Par soruyor;

- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kürt sorununun çözümünde HDP muhatap alınmalı dedi... İYİ Parti bu konuda ne düşünüyor?

Bahadır Erdem yanıtlıyor;

- Öncelikle, biz meseleden Kürt sorunu diye bahsedilmesini doğru bulmuyoruz.. Rencide edici bir ifade.. Türkiye'nin her yerinde insanların sorunları dertleri ortak.. Biz bu ortak sorunların çözümüne odaklanıyoruz…

Kübra heyecanla devreye giriyor ve mealen diyor ki;

- Bir dakika bir dakika... Kürt sorunu ifadesini doğru bulmuyoruz sözü yüksek ağırlıkta bir söz... Yani bu konuda sayın Kılıçdaroğlu ile farklı mı düşünüyorsunuz?

**

Buraya bir gülücük imojisi koyayım…

Kübra, Millet ittifakının ortakları arasında bir görüş ayrılığı yakalamış gibi öylesine heyecanlı ki…

"Yüksek ağırlıklı söz" tarifi, aslında, yeni bir polemiğin habercisi gibi geliyor sevgili Kübra'ya…

Yakaladım, buradan yürürüm heyecanında...

**

Niyet okumuyorum... Kötü niyet diye tarif de etmiyorum…

Maalesef, moderatörlerde beliren bu davranış ya da bu ince hesaplar, son dönemin modası… Hemen her programda rastlıyoruz...

İlla da "Demediğini dedirtecek" bir zorlama mecburiyeti…

Oysa Bahadır beyin sözleri gayet açık... Ne örtülü bir mesaj taşıyor, ne de aslında bir görüş ayrılığı... Sadece meseleyi farklı tarif ediyor, o kadar...

**

Bir başka örnek…

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından sonra, gelen soru üzerine, İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu mealen diyor ki;

- HDP meşru bir siyasi parti........

© Yeniçağ


Get it on Google Play