We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yolsuzluklar, suskunlar ve savcılar...

116 27 29
05.09.2021

Cumhuriyet tarihinin herhalde hiçbir döneminde, bu günlerde sıkça tekrarlanan o yaşamsal soruya rastlanmamıştır!..

O muhteşem soru, sosyal, siyasal ve adli olaylar karşısında çoğu kez gündeme bile gelmemiştir...

O sorunun sorulmasına aslında gerek de yoktur... Çünkü devlet geleneği içerisinde, adında "Cumhuriyet" olan bir makamın harekete geçmesi için kimsenin isyan etmesi, uyarması, tepki göstermesi ve çağrı yapmasının anlamı da yoktur...

Eskiden beri, devletin o soylu ve saygın terazisinin şartlarında ve kendinden emin düzen içerisinde her bürokrat ve makam sahibi, siyasetçiden de mafyadan da, suç örgütlerinden de, rantiyeden de korkmadan görevini yapmış ve devletin o halka güven veren gücü kendini her alanda hissettirmiştir...

Çünkü bir doktorun, önünde yatan bir hastaya müdahale etmesi için uyarılmasına gerek yoktur...

Bir bulvarın göbeğinde görev yapan trafik polisine, trafiği düzenle diye bir kez daha uyarı yapmanın anlamı olmamalıdır?..

Önünde suç işlenen bir polise, git müdahale et demek de saçmalıktan ibarettir...

Ve kara tahtanın önünde, elinde tebeşirle öğrencilerine bakan bir öğretmeni, hadi ders anlat diye dürtmek de saçmalıktır...

İşte Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı sisteminin en merkezi yerinde duran ve adlarında "Cumhuriyet" sözcüğünü taşıyan tek mesleğin mensubu olan savcıları harekete geçirmek için de, birilerinin çağrı yapmasına, son yıllarda olduğu gibi internetten uyarmasına gerek olmamalıdır...

Peki; yargının siyasallaştığı iddiasının en çok AKP döneminde dillendirilmesi, yargı mensuplarının gücünü-hâkimiyetini, yasa koruyuculuğunu ve yurttaşın hukuka güvenini zedelemiyor mu?..

Bu sorunun yanıtı için eskilerdeki çok önemli bir uyarıyı da anımsatmak gerekiyor...

ATATÜRK SAVCILARA NE DEDİ?

Cumhuriyetin Aydınlanma Devrimi sırasında, Atatürk'ün üzerinde en çok odaklandığı konulardan biri de yargı sistemiydi...

Gazi; yıkılmış bir saltanatın üzerinde hukukun egemen olması için her şeyi yapmıştı... Bu konuda dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt da önemli bir etkendi...

Gazi, savcılık makamına büyük önem veriyordu... Biliyordu ki, hem dağılmış bir imparatorluğun koruyamadığı hukuk düzeninin........

© Yeniçağ


Get it on Google Play