menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Durdurun savaşı…

22 0
30.03.2026

PROF. DR. TOLGA YARMAN

Bölgenin çisini çıkardınız, şimdi de Dünya’nın çivisini çıkarıyorsunuz...

Kovboy filmlerine, çocukken bayılırdım… Hâlâ çok cezbolurum… Beni böylesi kurgulara çeken efsunun kökenine indiğim zaman, şu çıkıyordu meydana: Hollywood (Amerikan Filim Sanayii / Los Angeles) senaryoları, kötülerin karşısına daima iyileri dikiyordu… Çatışmalar, heyecan verici olduğu kadar, hepsi birbirinden farklı, üst düzeyde mahirane becerileri öne çekiyor, en nihayet iyilerin kazanması ile sonuçlanıyordu. Aksi, akla bile gelmezdi. Haydutların haydutluk yaptığı, ama bıçkın mı bıçkın “iyi delikanlıların” buna “Dur” demedikleri, haydutların bileklerini bükmedikleri, onların çanlarına ot tıkmadıkları, hepsini yerle yeksan etmedikleri, bir tane örnek yoktur… Böyle olunca, bu filmleri izledikten sonra, içi müsterih olmayan tek bir seyirci de, yoktur… O kadar ki, Hollywood film sanayii, yapımlarını, Superman (İnsan Üstü Adam), Spiderman (Örümcek Adam) gibi, doğa üstü güçlerin sergilendiği, metafizik (doğaötesi) kurguların, çokça gündeme geldiği sahnelere kadar taşımaktan geri durmadı.

Dost Vaşington, bize bir tane böylesi filim göstermedin!..

İşte örneğin “Güzel Kızımız” dengesini kaybeder, yürek yerinden fırlamışken, Gökdelen’den düşer… Yanındaki Süpermen (Türkçe böyle okunur), anında üstünü başını değişir, sağ yumruğu ileride, boşluğa uçarak dalar, kız caddeye çakılmadan, O’nu kucaklayıverir… Hooopp, gökdelenin terasına çıkarır, bir elin şıkırtısı kadar süre boyunca kaybolup, günlük giysilerini giyer, gözlüklerini takar, kıza döner, O’nun şaşkın bakışları arasında, saf saf, “N’oldu, neredeydin, seni arıyordum” , gibi bir şeyler söyler… Her şey, “fırtına öncesine” dönüverir… Çocuk ve kız, dondurma yemeğe giderler …

Süpermen, hep kurtarır… Deprem olur, yerdeki yarığı onarır… Ölüm olur, Batı’dan Doğu’ya dönmekte olan Dünya’yı kavrar, Doğu’dan Batı’ya gerisin geriye çevirir, zamanı güya tersine çalıştırır!.. Öleni diriltir… Kötüyü, alır, cam bir küpe kıskıvrak, yamyassı hapseder, küpü tuttuğu gibi, “vızzztt” diye, Dünya’dan dışarı, uzaya çıkarır… Bir vurur, Galaksi’nin ucundaki, karanlıklara savurur… Döner, “kötülerden arınmış Dünya”ya yumuşak iniş yapar … Öyle… Her şey günlük gülistanlık… Aydınlık, gök masmavi, etraf çiçek çiçek, bahar pembe pembe…

Dost Vaşington, bize bir tane böylesi sahici bir filim göstermedin!..

Onca donanımla, denizaltılar, bombardıman uçakları, uçak gemileri, destroyerler, nükleer füzeler, bitmez tükenmez cephane, bir “iyilik” örneği sergilesene… Seninle gurur duyalım!..

Bir tek, haydutların rol aldığı Hollywood filmi var mı, sürümde, Allah aşkına!..

Hollywood’un yüzyıldır geliştirdiği güzeller, iyiler, iyimserler, iyilikisterler dünyasını, berhava ettiniz, dahası yok... Canım hayallerimizin, köküne kibrit suları dökerek…

Ey Dünya! Sıkıntı nerede biliyor musun? Alt tarafta ulusların en dahi genç bilim insanları, filinta gibi mühendisleri, kaç kuşak hayatları boyunca dahiyane eserler veriyorlar… Acaip iyi yetişmiş askerler, bürokratlar arılar gibi, bilim-kurgu filmlere yaraşır, tam donanımlı, göz kamaştırıcı karargâhlarda çalışıyorlar… Üst tarafta, o mükemmel tabloyla hiç bağdaşmaz, götürü, müsvedde dahi olmayan, teneke, iyi niyetli hiç olmayan, yazbozcu bir siyaset anlayışı, hükümralık sürürüyor…

Üstüne üstlük, koskoca, Batı’nın lokomotifi ülkenin başkanının, ne adası ise, orada, bir de İsrail Devlet İstihbaratı eliyle, bilerek ve isteyerek, yani “resmen” çevrilen insanlık dışı, çocuk yaştakileri çocukçu sapıklara pazarlama çarklarında dönen fırıldakların girdabında, Tel Aviv tarafından şantaja maruz bırakılıp, İran’a icbar edildiği, beş kıtada birden, dillere pelesenk olmuşken…

Öyle olunca, sahnelenen “Canlı, Hollywood-vari yapımların” acı gerçeğinin karşısında, Dünya’nın milyonlarca iyi insanı, “filmin” eksik kalan, “iyi delikanlı” rolünde, birbirlerine kilitleniyor, oluyor… O açıdan bu günlerde, bilhassa Amerikan halkının, bu ülkenin hemen her yerinde sokaklara dökülmüş olarak, “Kral istemiyoruz!” diye haykırması, insanlığın “iyilik” arayaşına dipdiri bir içgüdü olarak, ortaya çıkıyor; ferahlık bahşediyor…

Helal olsun, İran Halkı’na…

Savaşın bir ayı doldu… Aşağıdaki haritaya baksanıza… İran’ın saldırganlar tarafından vurulmamış yeri kalmamış neredeyse (haritadaki kırmızı balonlar)…

ABD’nin ve İsrail’in vurduğu hedefler

Hizbullah’ın ve İran’ın vurduğu hedefler

İran, o arada Hizbullah (ki, Lübnan’da konuçlanmış bulunmaktadır), hiç de az karşılık, vermemişler (haritadaki mavi balonlar)…

İran’ın, son bir ay içinde, çeşitli boylarda, yuvarlak 1000 kadar füze, 2000 civaarında da dron (bakınız........

© Yeniçağ