menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaz transfer dönemi

27 0
18.05.2026

Türk siyasetinde artık seçim sonuçlarını, parti programlarını ya da ideolojik tartışmaları konuşmaktan çok “transfer sezonunu” takip eder hale geldik. Futbolda nasıl taraftarlar gece yarısı “Acaba hangi yıldız geliyor?” diye telefon ekranına kilitleniyorsa, siyasette de benzer bir heyecan oluşmuş durumda. Tek fark şu: Burada bonservis bedelleri açıklanmıyor, sağlık kontrolü görüntüleri paylaşılmıyor ve imza törenlerinde forma kaldırılmıyor. Onun yerine “hizmet siyaseti”, “Türkiye yüzyılı”, “ortak akıl”, “millete hizmet” gibi klasik cümleler devreye giriyor.

Son dönemde CHP’den seçilip AKP’ye geçen belediye başkanları ve siyasetçiler üzerine yapılan haberler, kulislerde konuşulan yeni geçiş iddialarıyla birleşince insan ister istemez kendini bir spor programı izliyormuş gibi hissediyor. Gazeteciler adeta spor muhabiri diliyle konuşuyor: “Ankara kulislerinde sürpriz bir transfer bekleniyor”, “İktidar cephesi yeni isimlerle temas halinde”, “Muhalefette çözülme olabilir.”

Yakında “siyaset yorumcusu” yerine “siyasi menajer” diye yeni bir meslek çıkarsa kimse şaşırmayacak.

Aslında bu tablo uzun süredir vardı. Ama artık eskisi kadar saklanma ihtiyacı hissedilmiyor. Çünkü ideolojik farkların keskinliği konusunda siyasetçilerin kendileri bile eskisi kadar iddialı görünmüyor. Seçim meydanlarında birbirini ülkenin geleceği açısından büyük tehdit olarak tanımlayan yapılar, birkaç ay sonra aynı masada gayet uyumlu fotoğraflar verebiliyor. Dün “otoriterlik” eleştirisi yapan bir isim bugün “istikrar vurgusu” yapabiliyor; dün “bunlar ülkeyi yönetemez” diyen bir başka isim ise bugün aynı kadroya katılıp “ülke menfaatleri için bir araya geldik” açıklaması yapabiliyor.

Hal böyle olunca seçmenin aklına kaçınılmaz bir soru geliyor: Madem bu kadar kolay geçiş yapılabiliyor, o halde seçim dönemindeki o sert söylemlerin anlamı neydi?

Belki de siyaseti uzun süredir yanlış kategoride değerlendiriyoruz. Biz bunu ideolojik mücadele zannederken, aslında karşımızda dev bir kariyer yönetimi........

© Yeniçağ