Medya yönlendirmesi |
Siyasette kulis bilgileri her zaman ilgi çeker. Çünkü kulis, bazen henüz açıklanmamış bir gerçeğin habercisi olur. Ancak her kulis bilgisi doğru değildir. Hatta bazı kulisler, yaşananı anlatmaktan çok yaşanması isteneni kamuoyuna alıştırmanın bir yöntemi olarak dolaşıma sokulur.
Son günlerde de buna benzer bir iddia konuşuluyor. İddiaya göre çok sayıda CHP'li belediye başkanı, "Mansur Yavaş yüzde 60 oy aldıysa başkası da alır. Adayımız Vahap Seçer olsun." görüşünü dillendiriyormuş.
Kulisin doğruluğunu elbette zaman gösterecek. Ancak bugün eldeki tabloya baktığımızda, bu iddianın siyasi mantığı üzerinde durmak gerekiyor.
İlk dikkat çeken nokta, "çok sayıda belediye başkanı" ifadesi.
Son dönemde CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar, soruşturmalar ve görevden uzaklaştırmalar nedeniyle zaten tablo birkaç ay öncesinden oldukça farklı. Dolayısıyla "çok sayıda belediye başkanı" ifadesi bile başlı başına sorgulanmayı hak ediyor.
Fakat asıl mesele bu değil.
Asıl mesele, iddianın kendi içinde taşıdığı çelişki.
Varsayalım ki gerçekten belediye başkanları yeni bir aday arayışı içinde olsun.
O halde şu soruların cevaplanması gerekir.
Yüzde 60 gibi yüksek bir oy oranı, muhalefetin bütün bileşenlerinin ortak hareket ettiği bir zeminde daha kolay korunmaz mı?
Böyle bir birliktelik sağlanacaksa, uzun süredir toplumun farklı kesimlerinden destek alabildiği görülen Mansur Yavaş, doğal olarak en şanslı aday değil midir?
Eğer gerçekten kazanma ihtimali en yüksek isim olduğu kabul ediliyorsa, belediye başkanları neden daha büyük bir siyasi riski göze alsın?
Cumhurbaşkanlığı seçimi, belediye başkanlığı seçimine benzemez.
Burada yalnızca parti tabanının desteği yeterli olmaz. Kararsız seçmene ulaşabilmek, farklı siyasi eğilimlerden oy alabilmek, kutuplaşmayı azaltabilmek ve güven duygusu oluşturabilmek gerekir.
Mansur Yavaş'ın uzun süredir kamuoyu araştırmalarında öne........