Matematik, Süreç ve Anayasa

Türkiye siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmeler, tek tek aktörlerin tercihleri ya da partiler arası geçişlerden ziyade, Meclis’te oluşan ve değişmesi gündemde olan aritmetiğin neye hizmet ettiği sorusunu yeniden gündeme taşıyor. Tartışmanın merkezinde artık kişilerden çok sayılar, söylemlerden çok denklemler var. Çünkü mevcut tablo, referandumsuz bir anayasa değişikliği ihtimalinin ilk kez bu kadar somut biçimde konuşulmasına imkân tanıyor.

Mevcut anayasal çerçevede, Meclis’te belirli bir nitelikli çoğunluğa ulaşılması hâlinde, anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulmadan yapılabilmesi mümkün. Bu durum, doğal olarak siyasal alanı geniş bir toplumsal mutabakattan ziyade, sandalye sayısına odaklanan bir stratejiye yöneltiyor. Meclis aritmetiği, bu nedenle yalnızca teknik bir mesele olmaktan çıkıp, siyasal yönelimin kendisi hâline geliyor. Son dönemde yaşanan gelişmeler de bu matematiğin adım adım kurulduğunu gösteriyor.

Bu aritmetik tartışması, ister istemez “süreç” başlığıyla birlikte ele alınıyor. Kamuoyunda zaman zaman “barış ve kardeşlik süreci” olarak ifade edilen söylem, Meclis’teki sayı hesaplarıyla yan yana geldiğinde farklı bir anlam kazanıyor. Çünkü böyle bir sürecin gerçek ve kalıcı olabilmesi, yalnızca dil değişikliğiyle değil, yapısal ve siyasal karşılıklarla mümkün. Oysa bu karşılıkların, özellikle Kürt siyasal hareketinin temsilcisi konumundaki DEM siyaseti açısından, mevcut iktidar dengeleri içinde kolayca........

© Yeniçağ