menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erkene alınmış seçim DEM Parti’siz matematik

22 0
17.06.2026

Son günlerde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görev yapan Mehmet Uçum tarafından yapılan erken seçim tarihine ilişkin değerlendirmeler ve hemen ardından Devlet Bahçeli'nin bu konuda verdiği mesajlar, Türk siyasetinde uzun süredir devam eden bir tartışmayı yeniden gündemin merkezine taşıdı. İlk bakışta teknik bir seçim takvimi meselesi gibi görünen bu tartışma, aslında iktidarın önündeki en önemli stratejik sorunlardan biriyle doğrudan bağlantılı görünüyor: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığının nasıl sağlanacağı.

Mevcut anayasal düzen içerisinde Erdoğan'ın bir kez daha aday olabilmesinin iki temel yolu bulunuyor. Birincisi anayasa değişikliği. İkincisi ise Meclis'in seçimlerin yenilenmesine karar vermesi. Son dönemde yaşanan gelişmelere bakıldığında, iktidar cephesinin ağırlığı giderek ikinci seçeneğe verdiği yönündeki yorumlar güçleniyor.

Bunun en önemli nedeni Meclis aritmetiğindeki istikrarsızlık. Son yıllarda milletvekili transferleri, partiler arası kopuşlar, yeni oluşumlar ve ittifak ilişkilerindeki değişimler nedeniyle TBMM'deki sayısal denge sürekli hareket ediyor. Bugün elde edilen çoğunluğun birkaç ay sonra aynı şekilde korunup korunamayacağı bile kesin değil. Böyle bir tabloda anayasa değişikliği gibi yüksek nitelikli çoğunluk gerektiren bir hedefe odaklanmak, iktidar açısından giderek daha maliyetli ve daha belirsiz bir tercih haline geliyor.

Üstelik anayasa değişikliği için yalnızca sayısal çoğunluk yeterli değil. Böyle bir süreç, doğal olarak uzun müzakereleri, pazarlıkları ve kamuoyunda yoğun tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu da iktidarın kontrol etmekte zorlanabileceği yeni siyasi başlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Anayasa değişikliği tartışmaları başladığında sadece adaylık konusu değil; kuvvetler ayrılığı, yargı düzeni, yerel yönetimler ve........

© Yeniçağ