Rum retçiliğine rağmen federasyon ısrarı neden?” |
Kıbrıs meselesinde yarım asrı aşan müzakere süreci, Kıbrıs Türk halkına en çok öğrettiği gerçeği tekrar tekrar hatırlatıyor: Rum tarafının zihniyeti değişmeden, siyasi eşitlik kabul edilmeden ve Türk tarafının egemenlik hakları tanınmadan yürütülen her süreç, sadece zaman kaybıdır. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın göreve gelişinin ardından ortaya koyduğu dört maddelik metodoloji ve Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) merkezli yaklaşım, iyi niyetli bir diplomasi çabası olarak sunulsa da, geçmiş tecrübeler ışığında gerçekçi bir çözüm perspektifi ortaya koymaktan uzaktır.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 2 Şubat tarihinde görevdeki ilk 100 gününü değerlendiren bir basın toplantısı düzenledi. Erhürman, Türkiye ile ilişkilerde yalnızca terminolojik nüanslar bulunduğunu ifade ederek temel yaklaşımda örtüşme olduğunu savundu. Oysa sahadaki gerçeklik bu söylemin ötesindedir. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti, uzun süredir ve kararlılıkla federasyon modelinin tükendiğini, iki devletli çözümün tek gerçekçi seçenek olduğunu açık biçimde dile getirmektedir. Bu yaklaşım yalnızca siyasi bir tercih değil, müzakere tarihinin ve Rum tarafının sistematik retçi tutumunun ortaya çıkardığı bir zorunluluktur.
Erhürman’ın siyasi eşitliğin kabul edilmediği bir zeminde müzakereye girilmemesi gerektiğini vurgulaması doğru bir tespittir. Ancak bu tespitin doğal sonucu federasyon........