menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İŞTE MHP’DEKİ “AJAN”

179 0
yesterday

Suriye’de Esad devrilince, ABD ve İsrail İran’a savaş açınca… Her ikisinde de MHP’den klişeleşen bir yaklaşım gördük…

Orta Doğu’daki sancıların ve savaşların Türkiye’deki fay hatlarını tetiklememesi için “Terörsüz Türkiye” sürecini başlattığını iddia ederek fırsattan istifadeye çalıştı MHP. Şimdi ise o MHP’de uzun süredir sessiz devam eden iç savaş gün yüzüne çıktı, iyi mi?

MHP’nin “namlı” Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, önce herkesi şoke eden bir paylaşım yaparak, MHP’ye sızan bir ajandan bahsetti. Paylaşımının son cümlesi “Paran da işe yaramayacak” şeklindeydi…

Yönter bir sonraki paylaşımında ise, “Ulan dümenci senin yıldızın bizim ayağımızın altındadır. Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı. Namussuz MHP düşmanı…” dedi. Ardından da bir paylaşım daha yaparak genel başkan yardımcılığı görevinden istifa ettiğini duyurdu. Onun duyurmadığı kısmı da biz duyuralım; Devlet Bahçeli’nin talimatıyla istifa ettirildi. Yani istifasında lüzum gören Yönter’in kendisi değil.

İlk iki paylaşımdaki “para” ve “yıldız” vurgusu, Yönter’in kime “ajan” dediğini de gün gibi açık ediyordu. “MHP’ye sızan ajan” diyerek kastettiği isim, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanı Eyyup Yıldız’dan başkası değil.

Yıldız, uzun yıllardır MHP ve Ülkü Ocaklarının Türkiye genelindeki tüm etkinliklerinin teknik organizasyonu gerçekleştiren Yıldızlar Tanıtım Organizasyon şirketinin de kurucusu ve genel koordinatörü. Ticari hayatına genç yaşlarda başladı. MHP’ye sonradan gelmiş bir isim değil. Aksine Ülkücü camianın içinde doğmuş ve yetişmiş birisi. Yani Yönter’in dediği gibi ajansa, “sızdırılmış” değil, içeriden “devşirilmiş bir ajan” olabilir ancak…

Peki neler yaşandı? Ne oldu da Yönter, Yıldız’a “ajan” diyecek noktaya geldi ve bu çıkışı istifasına neden oldu?

Yazımın aksiyon kısmına geçmeden şunu bilmenizi isterim; siyasette hiçbir kavga sebepsiz çıkmaz. Hele ki “ajan” suçlaması, sıradan bir hizip tartışmasının dili değildir. MHP’de yaşananlar, sadece iki ismin çekişmesi değil; güç, bilgi ve kontrol mücadelesinin dışa vurumu.

En güncel ve en flaş kısmından başlayalım; tutuklanmasından kısa bir süre önce gazeteci meslektaşımız İsmail Arı’nın yaptığı haberden, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasındaki ek iddianamede çarpıcı bilgilerin yer aldığını öğrenmiştik. Ek iddianameye göre, Ayhan Bora Kaplan’ın sağ kolu olarak bilinen Serdar Sertçelik’e ait olduğu tespit edilen bir cep telefonundaki yazışmalarda MHP Grup Toplantısı ve İzzet Ulvi Yönter detayı bulunuyordu. Mesajlaşmalara göre çete üyeleri, kendileri ile ilgili soruşturmaya yönelik MHP Grup Toplantısında Bahçeli’nin ne diyeceğini İzzet Ulvi Yönter sayesinde bir gün öncesinden öğrenmişlerdi.

MHP kaynaklarının aktardığına göre İzzet Ulvi Yönter ve onun cephesindekiler, Ayhan Bora Kaplan davasını MHP’ye sıçratan isim olarak Eyyup Yıldız’ı görüyorlar. Savaşı açığa çıkaran ve Yönter’i istifaya götüren kırılma noktası da bu olay oluyor. Ayrıca Yönter’in uzun süredir Bahçeli ile görüşememesini Yıldız’ın etkisine bağlıyor.

Tabii ki kırılma anına gelene kadar yaşanan başka gerilimler de var. Ankara teşkilatlarını cepte tutan Yıldız’ın, Yönter’in elinde olan İstanbul teşkilatları ile son dönemde yakınlaşmaya başlayıp kendi tarafına çekmek için çalışması bunlardan biri.

Yönter’in MHP içinde kadrolaşarak kendisini partinin liderliğine hazırlanması, hatta bir süredir lider gibi hareket etmesi, İstanbul teşkilatlarının Yönter’i bir lider gibi benimsemesi ve bütün bunların “lideri çiğneme” olarak görülmesi de istifayla sonuçlanan akıbetinin habercisiymiş. Son dönemde Sedat Peker lehine paylaşımlar yapması da parti içerisinde “Sedat Peker’in yardakçası” olarak anılmasını beraberinde getirmiş.

Savaşın bir de MHP dışındaki bölgesi var. Zihni Çakır üzerinden önceki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yapılan göndermenin aynı savaşın bir parçası olduğu, Yerlikaya’ya yavaştan bir şeyler ima edilmeye başlandığı ve devamının geleceği de belirtiliyor…

Peki MHP’deki iç savaşta hangi isimler kimin tarafında?

Semih Yalçın'ın Yönter'den yana taraf olduğu belirtiliyor. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ile Bahçeli’nin basın danışmanı ve Türkgün yazarı Yıldıray Çiçek ise Yıldız’ın safında…

Hangi taraf güçlenirse, o tarafın Devlet Bahçeli’ye etki ettiği bilgisini de şuraya bırakayım. Genel Başkan Yardımcısı ile bir danışmanın kavgasının sosyal medyaya taşabilmesi de bunu gösteriyor zaten…

Önümüzdeki günlerde ne olabilir derseniz, MHP’nin İstanbul teşkilatlarında görevden almalar, Yıldıray Çiçek’ten Yerlikaya ve Yönter’e imalı yazılar kuvvetle ihtimal ilk gelişmeler olacak. Bir de üst düzey bürokraside yaşanacak bir görev değişimi de bu savaşa dair çok şey anlatabilir…

Ortaya koyduğum tablo, MHP içindeki dengelerin yönetilemediğini gösteriyor. Kimin kazandığından çok, bu mücadelenin partiye ve devlet mekanizmasına nasıl yansıyacağı belirleyici olacak. Ana hatları ile şimdilik tablo bu. Ama kulisler daha fazlasının yolda olduğunu söylüyor…


© Yeniçağ