OTOKRATLARI, YAPTIKLARI YOLSUZLUKLAR VE OPORTÜNİSTLER AYAKTA TUTUYOR

Dem’in 2025 Demokrasi Raporuna göre, dünyada 91 otokrasiye karşı 88 demokrasi var. Son 20 yılda otoriter rejimler yeniden çoğunluğa geçti.

İnsanlığın İkinci Dünya Savaşından sonra artan demokrasi talebi son yıllarda azaldı. Bunun nedeni halkların menfaatlerine miyop olmasıdır. Bunu bilen kötü niyetli seçilmişler, siyasi popülizm uygulamaları yoluyla ve otokratlarla çıkarı uyuşan “fırsatçı” ya da başka bir ifadeyle “oportünist”lerle kolayca iş birliği yaparak menfaat dağıtabiliyorlar.

Oportünist siyasetçiler menfaat rüzgarına göre saf değiştirenledir. Bu değişmeyi kamufle etmek için de kolay çark etmelerini ülke çıkarına uygun olan politika seçimi şeklinde lanse ederler.

Otokrat, gücü tek ya da dar bir klikle birlikte elinde toplayan yönetici tipidir. Kurumlar, yargı, medya ve denetim mekanizmaları fiilen zayıflatır ve elde tutarlar. Otokratlar seçim yapılan ülkelerde hesap vermekten korktukları için sonunda seçimlerin olmadığı diktatörlüğe gitmek isterler.

Eğer halk Macaristan’da olduğu gibi, erken uyanır ve siyasi tercihini doğru yaparsa, bu süreç önlenir. Geç kalınırsa, otokratlar popülizm yoluyla, fırsatçıları da yanına çeker ve çete oluşturarak seçimleri kontrol eder veya engellemeye kadar giderler.

Söz gelimi Putin hem seçimleri kontrol ediyor, hem de muhalifleri yaşatmıyor.

Geçmişte insanlığa en fazla zarar veren rejimler, dikta rejimler olmuştur. Sovyetler demokrasiyi ve inancı rafa kaldırmış, Stalin gibi diktatör yaratmış ve insanlığın 70 yılını heba etmiştir. Geçmişte diğer diktatörlerin ne yaptığını da hepimiz çok iyi biliyoruz.

Otokratlar, gücü ve popülizmi sürdürmek için yolsuzluğu bir araç olarak görürler.

Fredoom House raporunda, Vladimir Putin........

© Yeniçağ