menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çıkış yolumuz neden tıkandı?

60 0
02.08.2026

Türkiye’de 2021 sonrasında en yüksek yıllık TÜFE, Ekim 2022’de yüzde 85,51 olarak gerçekleşti. Kasım 2021 de Faiz nas olayı nedeni ile döviz talebi arttı. Dolar kuru Eylül başında 8,3 TL iken aralıkta 18 TL’ye yükseldi. İthalat pahalılaştı. Maliyetler arttı ve TÜFE’ye yansıdı. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışı bozuldu. Firmalar yalnızca mevcut maliyetleri değil, gelecekteki kur artışını da fiyatlara ekledi.

TL’nin aşırı değer kaybetmesi TL krizidir, yüzde 85,51 TÜFE oranı ile birlikte bakarsak ekonomik krizdir.

Aradan 4,5 yıl geçti, İMF, Dünya Bankası ve OECD verilerine göre;

Dünyada ortalama enflasyon oranı yüzde 4,7’dir. Türkiye’de yüzde 32dir.

2026 tahmini olarak Gelişmekte olan ülkeler büyüme tahmini 3,8’dir. Türkiye için 2,9’dur.

Dünyada ortalama işsizlik oranı yüzde 4,9 dur. Türkiye de 7,6’dır. (işsiz sayılmayanlarda artışa bakmazsak)

Gelişmekte olan ülkelerde gini katsayısı 39 ve bizde 41’dir. Yani gelir dağılımı bizde daha bozuktur.

I) Acaba faiz nas denmeseydi, aynı süreç yaşanır mıydı?

II) Hükümet krize teşhis koyup İMF’ ile stand by yapmış olsaydı, krizin ömrü bu kadar uzar mıydı?

Üç yıllık bir istikrar programı hazırlayıp İMF ile stand-by düzenlemesi yapsaydık, kamuda popülist harcamalar önlenirdi. Yüksek faizle borçlanmaya gerek kalmazdı. En önemlisi İMF Türkiye için çıpa olurdu. CDS oranları düşerdi. Özel sektör de daha ucuz dış kredi kullanırdı.

2001 ekonomik krizi sürecinde Türkiye, IMF ile olan 17. Stand-By........

© Yeniçağ