2025 Sonu: Sorunlarla Yüzleşmek

2026’ya girerken Türkiye, takvim yapraklarının ilerlemesinden çok daha ağır bir yükle yoluna devam ediyor: Çözülmeyen yapısal sorunlar, derinleşen hukuki güvensizlik ve siyasetin giderek daralan alanı. 2025, Türkiye için uzun süredir devam eden bir sürecin ağırlaşarak görünür hâle geldiği bir yıl oldu.

Bu yıl yaşananlar, ani bir sapmadan ziyade, birikmiş sorunların artık gizlenemez hale gelmesinin sonucu gibiydi. Kurumların işleyişi, kuralların bağlayıcılığı ve kamusal alanın sınırları açısından ülkede hâkim olan duygu, ilerleme değil sürüklenme oldu. Birçok alanda “daha kötüye mi gidiyoruz?” sorusu yerini, daha sarsıcı bir kabullenişe bıraktı: “Zaten uzun süredir yolunda gitmiyor.”

Siyaset, hukuk ve belirsizlik

Siyaset ile hukuk arasındaki denge, 2025 boyunca en çok aşınan alanlardan biri olarak öne çıktı. Hukukun, toplumsal uzlaşmayı sağlayan bir zemin olmaktan çıkıp, belirsizlik üreten bir alana dönüşmesi; siyasetin ise sorun çözme kapasitesini giderek kaybetmesi, ülkeyi yönetenlerle yönetilenler arasındaki mesafeyi daha da açtı. Bu mesafe sadece sandıkla ölçülebilecek bir kopuş değil; vatandaşın devlete, adalete ve yarına dair kurduğu bağın zayıflaması anlamına geliyor. İnsanlar artık günlük hayatta bile, farkında olmadan “başıma bir şey gelir........

© Yeniçağ