menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Truva müzesindeki kırlangıç hanım

24 0
21.06.2026

Mayıs ayının ortalarında başladığım gezilerim ve yol hikayelerim, -bana göre- acil gündem oluşturan gelişmeler üzerine sekteye uğramıştı. Hatta daha önce vadettiğim Melik Gazi Türbesi ziyaretimi bir başka bahara ertelemek zorunda kalmıştım ama Karatay Han’a uğrayıp “Keşke gelmese miydim?” duygusuyla oradan ayrılmıştım. Şimdi bahar ve yaz yolculuklarım, konaklama ve izlenimlerden yeniden söz etme zamanı geldi.

Dönerken Ankara’da kadirşinas bir dost olan Ercan Abi ve bir ömür ne kadarına izin veriyorsa o kadar kadim arkadaşı, can yoldaşı Bora Bey ile uzun uzun sohbet etme fırsatı doğdu. Merhum İlber Ortaylı Hoca’dan methini duyduğum ve zaman zaman bahsini ettiğim bir mekâna Kızılay’da konakladığım mahalden beni alıp söz konusu lokantaya gitmemiz en fazla 20 dakika sürdü. İstanbul’da böyle bir buluşma için harcanacak süre muhtemelen iki saati geçerdir. Zamanı, siz farkına varmadan tasarruf ederek yine size iade eden Ankara’nın bu özelliği, samimiyetle inanıyorum ki, şehrin manevi sahibinin kerametlerindendir. O manevi sahip ki, “Nagehan ol şâra vardım / Ol şârı yapılır gördüm” deyişi ile “oluşu” teşvik eden Hacı Bayram Veli hazretleridir. Ankara Savaşı’nın ardından Batının fatihi Türkler arasında yaşanan siyasi ve sosyal kaosu hoşgörüsü ve ilime değer verişiyle huzurlu bir geleceğe evirmeye çalışmıştır. Bin bir zorlukla sağlanmaya çalışılan ancak Emir Timur’un dağıttığı Anadolu Türk birliğine karşı, zamanın algısına uygun bir milli birlik harcı karmıştır. Nitekim Hacı Bayram Veli hakkında yazdığım eski bir yazımda söylediğim gibi bu yüzden “Ankara kutlu bir şehir!”dir. Esenboğa adının Yıldırm Bayezid Han, Eti Mesgut’un adının Ahi Mesut olarak değiştirildiği hayalini hep kurduğumu yazmadan geçemeyeceğim.

Eski günlerde Ankara dönüşleri, zihnimizin zevk katında müstesna bir biblo gibi sakladığımız haz listesinin en başında gelirdi. Fakat her nedense bu defa........

© Yeniçağ