menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay Zekâyı Artık Sadece Mühendisler Konuşmuyor

22 0
30.05.2026

Dünyanın en fütüristik teknoloji laboratuvarları ile insanlığın en eski, en muhafazakâr kurumlarını aynı masaya oturtan şey, sanıldığı gibi bir "güç savaşı" değil. Aslında çok daha derin bir şey: Kusursuzluğun can sıkıntısı.

Bir tarafta OpenAI, Google ve Microsoft; diğer tarafta devletler, hukukçular ve nihayet Vatikan...

Bu hafta Papa Leo’nun yapay zekâ üzerine yaptığı açıklamalar dünya basınında geniş yer buldu. Papa; “dijital kölelik” ve “insanın bir veri noktasına indirgenmesi” gibi ifadelerle makinenin kalbine nişan alırken, aslında teolojik bir kaygıdan fazlasını dile getiriyordu.

Düne kadar Silikon Vadisi’nin kodlarında aranan gelecek, bugün Vatikan’ın koridorlarında yargılanıyor. Çünkü tehlike makinenin bizi köleleştirmesi değil; bizi kendisi gibi kusursuz ve pürüzsüz bir sıkıcılığa mahkûm etmesi.

Bu durum, sıradan bir teknoloji gündemi değil. Yapay zekâ tartışması ilk kez mühendislerin elinden çıkıp, insan ruhunun o dağınık, çelişkili sınırlarına dayandı.

Kusursuzluğun Estetik Hapishanesi

Bugüne kadar yapay zekayı hep bizi ikame edecek bir "tehdit" ya da yönetilmesi gereken bir "araç" olarak konuştuk. Bu ezberi bozmanın vakti geldi. Yapay zekanın asıl görünmeyen operasyonu, hayatın içindeki tüm pürüzleri yok etmesidir.

Şöyle bir bakın: Yapay zekâ müthiş bir verimlilikle çalışıyor. Yazılımda sıfır hata yapıyor, siber güvenlikte açıkları saniyeler içinde kapatıyor, tıp analizlerinde yanılmıyor. Bize kusursuz metinler yazıyor, pürüzsüz görseller........

© Yeniçağ