Emek ve Yapay Zekâ: Robotlar mı geliyor, yoksa ustalık mı ölüyor? (4)
Üç haftadır yapay zekânın o gizemli örtüsünü kaldırmaya çalışıyoruz. Bugün ise meselenin en can alıcı noktasına, yani insanın bu teknoloji karşısındaki asıl kalesine parmak basalım: "Zanaatın ve karakterin gücü."
Yapay zekâ bugün saniyeler içinde devasa işler ortaya koyabiliyor. Ancak bu hız, bizi çok temel bir gerçeği unutma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor: Hiçbir büyük eser, sadece bir tuşa basarak ortaya çıkmamıştır. Gerçek ustalık; sert rüzgârlara, büyük dalgalara göğüs gererek, hata yaparak ve o hatanın sorumluluğunu üstlenerek kazanılan bir "şahsiyet" meselesidir.
Çilenin Meyvesi: Ustalık
Bugün "Usta" dediğimiz kimseler; dünün zorluklardan kaçmayan, en sert eğitimlerden geçerken pes etmeyen ve hocasının rahlesinde pişmeyi bilen çıraklarıdır. Ateşle pişmeyen çelik, su almaz; ilk zorlukta kırılır. Yapay zekâ size bilgi sunar ama o bilgiyi süzerek bir tecrübeye dönüştürme sancısını sizin yerinize çekemez.
Bizim nesil bilir ki; bir mesleği "sanat" kılan şey, o işin arkasındaki........
