Bizim büyük sefaletimiz
“Yoksulluk ayıp değildir, bu bir gerçek… Ama sefalet, saygıdeğer efendim, sefalet bir ayıptır.”
Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza
Hayat ne garip… Türkiye'de haftalardır, Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilen mutlak butlan kararından sonra gündem 'Herkes için CHP'. Kimi verilen kararı yok hükmünde sayarken, kimisi hâlâ hesaplaşma peşinde. Sokak mı? Sokağın gerçeği bambaşka!
Ben bugün metro durağındaki simitçide, cebinde 100 TL’si olmadığı için sandviç simit alamayan bir öğrenci gördüm! İnsanın içine işliyor bu görüntü. Önce hangi okula gittiğini, sonrasında ise günlük kaç lira harçlık aldığını sordum. Çocuğa gazeteci olduğumu, verdiği cevaplardan çekinmemesi gerektiğini söyleyince rahatladı.
Gelin size hikâyesini anlatayım…
"Annem apartmanlara merdiven yıkamaya gidiyor. Beş kardeşiz abla; ben ve iki kardeşim okuyoruz, öğlen de gidip kahvede çalışıyorum. Boşları toplamak için günlük 150 TL alıyorum! Babam pek gelmez eve, tarlada çalışıyor şimdi. Anneme para yolluyor ama. Akşam yemek azdı, ben eve varana kadar kardeşlerim yemiş, ben de acıktım şimdi. Simit peynir alsam........
