Yunanistan, uluslararası hukuka uymadığı gibi, Türkiye'yi tahrike devam etmektedir. Yunanistan bu davranışını, ABD ve AB'ye güvenerek yaptığını "arkamızda müttefiklerimiz ve dostlarımız var" diyerek açıkça beyan etmektedir. Bu konulara 9 ve 23 Eylül'de "Yunanistan'ın amacı" ve "Tahriklerin arkasındaki gerçek" yazılarımda da değinmiştim.

Gerilimin kaynağı

Yunanistan'ın Türk düşmanlığı ezelidir. Bunu da sürekli sıcak tutar. Millî marşları dahi Türk'e kin kusar. Kendilerini zayıf hissettiklerinde sessiz kalır, destek gördüklerinde de gürültü çıkarırlar. Şimdiki gürültü de, arkalarına aldıkları dış siyasi güçten ve bunu askerî anlaşmalarla da takviye etmelerinden kaynaklanmaktadır.

Arkalarında ABD, AB ve bazı Avrupa ülkeleri vardır. Gerilimin sebebi, Türkiye'nin güvenliğini, hak ve çıkarlarını gözeterek bölgede gerçekleştirdiği girişimlerin, kendi çıkarları ve amaçlarıyla çatışmasıdır.

Yunanistan'ın arkasındaki güçlerin amacı

Yunanistan'ın amacı, Türkiye'nin etkisizleştirilmesidir. Yunanistan'ı destekleyenler de, kendi çıkarlarını gözeterek ona destek vermekte ve öne sürmektedir. Baş aktör de tartışmasız ABD'dir.

ABD Türkiye'den; Montrö'yü uygulayarak ona Boğazlarda ve Karadeniz'de istediği gibi hareket etmesine imkân tanımadığı, hakkı ve hukuku olan hidrokarbon kaynaklarını kullanmasını istemediği, Kıbrıs'ta iki egemen devletli statüyü kabul etmediği, Rusya'yla iş birliği yaptığı ve yaptırımlara katılmadığı, ŞİÖ'yle ilişkili olduğu, Suriye'de taşeronu SDG/PKK'ya göz açtırmayarak terör devleti oluşumunu engellediği, Azerbaycan-Ermenistan savaşında Azerbaycan'ı desteklediği, bölgedeki çıkarlarına engel olduğu için hoşnut değildir.

Bu nedenlerle Yunanistan'ı destekleyerek ön plana çıkarmak istemektedir. Onunla ikili savunma iş birliği anlaşması yapmış, Rusya bahanesiyle Yunanistan'a ilave üsler kurmuş, mevcut üsleri de büyüterek askerî güçlerini yerleştirmiştir.

ABD'nin amacı; Yunanistan'ı kışkırtarak Türkiye'nin fiilen karşılık vermesini sağlayıp onu NATO'dan çıkmaya zorlamak, olmazsa dışlanmasını sağlamaktır. Bir çatışmada, Türkiye NATO'da kalırsa, Ukrayna örneğinde olduğu gibi Yunanistan'a her türlü desteği vermek, Türkiye NATO'dan çıkarsa, bir NATO ülkesine saldırdı diye NATO'yla birlikte hareket etmektir. GKRY ve İsrail'i de NATO'ya alıp, güneydoğu kanadını Türkiye yerine, Yunan ana karası-Girit-GKRY-İsrail hattına çekme intibaını vererek, Türkiye'ye kendi çıkarlarını engellememesi mesajını vermektir.

ABD'nin, yakın geçmişteki hiçbir savaşta başarılı olamadığını, Suriye'de taşeron kullanmanın da işine yaramadığını, karşısındakinin de Türkiye olduğunu dikkate aldığı umulmaktadır.

AB de, Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını Türkiye'yle paylaşmak istememektedir.

Fransa da Yunanistan'la, ABD gibi savunma iş birliği anlaşması imzalamıştır. Aynı ittifak içinde olunmasına rağmen her iki ülke de Yunanistan'a savunma garantisi vermiştir.

Gözdağı verme ve kışkırtma derinleşiyor

Yunanistan'ın taciz ve tahrikleri artmıştır. Rusya bahanesiyle Gayriaskerî Statüdeki adalara ABD hibesi araç ve silahları da sevk etmiştir. ABD ve diğerleri seslerini bilerek çıkarmamaktadır.

ABD de, Rusya bahanesiyle Dedeağaç'ta Yunanistan'la ortak tatbikat yapıp, birliktelik mesajları vermiştir.

Yunan hayranı Biden'ın tutumu kışkırtıcıdır. Bazı ABD kongre üyeleri de aynı paralelde hareket etmektedir.

Ancak asıl niyetinin, Türkiye'nin eksen kaymasına uğramadan, kışkırtma ve yaptırımların dozajını yeri ve zamanı geldiğinde ayarlayıp, kendi yörüngesinde tutmak olduğu da anlaşılmıştır. F-16 örneğinde olduğu gibi, Türkiye alternatif aramaya başlayınca geri adım atmıştır. Bunda ticari kaygıların da payı vardır.

***

Karşılıklı itham ve söylemlerin, iki taraf için de seçime yönelik olduğu söylense de, konu ciddi olup, millî bir politika anlayışıyla süratle TBMM'ye getirilmeli ve görüşülmelidir.

NATO, BM ve Ege'deki adaların durumuna ilişkin uluslararası anlaşmada imzası olan ülkeler nezdinde girişimde bulunulmalıdır.

Hidrokarbon araştırma ve işletme konularındaki girişimlerimizin ve yaptığımız anlaşmaların uluslararası hukuka uygun olmadığına ilişkin propaganda ve beyanları akamete uğratacak karşı teşebbüslerde bulunulmalıdır.

Mütekabil askerî tatbikatlarla, kararlılığımız gösterilmelidir.

QOSHE - Yunanistan'la gerilimin olası gelişimi! - Armağan Kuloğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yunanistan'la gerilimin olası gelişimi!

31 6 8
14.10.2022

Yunanistan, uluslararası hukuka uymadığı gibi, Türkiye'yi tahrike devam etmektedir. Yunanistan bu davranışını, ABD ve AB'ye güvenerek yaptığını "arkamızda müttefiklerimiz ve dostlarımız var" diyerek açıkça beyan etmektedir. Bu konulara 9 ve 23 Eylül'de "Yunanistan'ın amacı" ve "Tahriklerin arkasındaki gerçek" yazılarımda da değinmiştim.

Gerilimin kaynağı

Yunanistan'ın Türk düşmanlığı ezelidir. Bunu da sürekli sıcak tutar. Millî marşları dahi Türk'e kin kusar. Kendilerini zayıf hissettiklerinde sessiz kalır, destek gördüklerinde de gürültü çıkarırlar. Şimdiki gürültü de, arkalarına aldıkları dış siyasi güçten ve bunu askerî anlaşmalarla da takviye etmelerinden kaynaklanmaktadır.

Arkalarında ABD, AB ve bazı Avrupa ülkeleri vardır. Gerilimin sebebi, Türkiye'nin güvenliğini, hak ve çıkarlarını gözeterek bölgede gerçekleştirdiği girişimlerin, kendi çıkarları ve amaçlarıyla çatışmasıdır.

Yunanistan'ın arkasındaki güçlerin amacı

Yunanistan'ın amacı, Türkiye'nin etkisizleştirilmesidir. Yunanistan'ı destekleyenler de, kendi çıkarlarını gözeterek ona destek vermekte ve öne sürmektedir. Baş aktör de tartışmasız ABD'dir.

ABD Türkiye'den; Montrö'yü uygulayarak ona Boğazlarda ve Karadeniz'de istediği gibi hareket etmesine imkân tanımadığı, hakkı ve hukuku olan hidrokarbon kaynaklarını kullanmasını istemediği, Kıbrıs'ta iki egemen devletli statüyü kabul etmediği, Rusya'yla........

© Yeniçağ


Get it on Google Play