menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YUNANİSTAN’IN FIRSATTAN İSTİFADE GİRİŞİMLERİ

286 0
17.04.2026

ABD/İsrail-İran savaşı sürerken, Yunanistan’ın bitmek tükenmek bilmeyen Türkiye ve Türk düşmanlığını, çıkan fırsatları değerlendirerek bir kere daha ortaya koyduğu, zaten umursamadığı uluslararası anlaşmalar hilafındaki girişimlerine bir yenisini daha eklediği görülmüştür. Yunanistan bu savaşı da kendisi için bir fırsat bilerek harekete geçmiştir.

Lozan yine ihlal edildi

Türkiye, devam eden savaşta İran füzesi gibi gösterilip kimin olduğu belli olmayan ve “sahte bayrak” olarak nitelendirilen füzelerin havada tahrip edildikten sonra Türkiye topraklarına düşmesi sonucunda, infiale kapılmayıp aklıselim içinde hareket ederek savaşa girmemiştir. Ancak Yunanistan bu savaşı ve Türkiye’ye müteveccih “sahte bayrak” nitelikli füzeleri, kendisine de yönelebileceği varsayımıyla tehdit olarak görmüş, bu kapsamda Kerpe ve Semadirek adalarıyla Girit-Rodos arasındaki stratejik yerlere Patriot sistemlerini konuşlandırmış, GKRY’ne de 2 adet F-16, 1 adet C-130 ve 2 adet firkateyn göndermiştir.

Yunanistan bu davranışıyla, sürekli olarak ihlal ettiği, hatta birçok sahada kalıcılık da yaratan Lozan ve Paris anlaşmalarını bir kez daha ihlal etmiştir.

Türkiye bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtirken Yunanistan Başbakanı da “Yunanistan, savunma güçlerinin operasyonel konuşlandırılması konusunda kimseyle müzakere etmez” diyerek uluslararası hukuku bir kez daha ihlal ettiklerini alenen ortaya koyarak tepkilere aldırmamıştır.

Yeni bir Lozan’ı ihlal konusu da Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımamasıdır. Türkiye Dışişleri de bu tutumun Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan hakların ihlali olduğu vurgulayarak, Atina yönetimine “yanlış yoldan geri dön” çağrısı yapmış ve azınlık haklarının korunmasını yakından takip edileceğini bildirmiştir.

Yunanistan’ın, hukuk hilafına adaları silahlandırdığı, tesisler kurduğu, hava sahası sorunu yarattığı, kendisine ait olmayan, hatta birçoğu anlaşmalara göre Türkiye’ye ait olduğu belirli olan ada/adacıkları işgal ve iskân ettiği bilinen bir gerçektir. Türkiye, işgal edilen adalar hariç diğerlerine yeri geldiğinde tepkisini göstermektedir. Ancak adalar konusunda siyasi olarak sessiz kalmamızı kamuoyumuzun içine sindiremediği de malumdur.

Yunanistan’ın Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’taki haksız ve hukuksuz tutumları karşısında, uluslararası ortamda savunma durumunda kalmamızın sebebi, Yunanistan’ın küresel güçlerden destek alması, ilişkilerimizin bozulduğu ülkelerle de “Düşmanımın düşmanı dostumdur” anlayışıyla Türkiye’ye karşı ittifak yapmasıdır.

Yunanistan kimlerle işbirliği........

© Yeniçağ