ABD'nin teşviki ve desteğiyle Yunanistan'ın yarattığı gerginlik devam ederken, Ermenistan'ın Karabağ'da saldırıya geçmesini ve eş zamanlı olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın Suriye sınırımıza yakın bölgede SDG/PYD/PKK'yla müşterek tatbikat yapmasını birlikte okumak gerekir.

Buna ABD'nin GKRY'e olan silah ambargosunu kaldırması eklenirse, konunun Türkiye'yi her yönden sıkıştırmaktan başka bir şey olmadığı görülür.

Yunanistan'ın tacizleri tahrike dönüştü

Yunanistan'ın uluslararası sahalarda savaş uçaklarımızı tacizi, kilitler atması, taciz boyutlarını aşarak tahrike dönüşmüştür. NATO görevindeki Türk uçaklarına kilit atılmasının, ABD'yle danışıklı dövüş sonucunda gerçekleştirildiği de ortaya çıkmıştır.

Yunanistan'ın Türk ve Türkiye düşmanlığı tarihi bir gerçektir. Her saldırısından mağlup, ancak ne gariptir ki, her seferinde mevcut politik ortamın marifetiyle avantajlı çıkmıştır.

ABD'nin Yunanistan'a askeri ve politik desteği var gücüyle sürmekte, AB'den de destek görmektedir. Yunanistan'ın mevcut gücüyle tahrik cesaretini göstermesi ve Türkiye'ye karşı koyması mümkün değildir. Son tahlilde, taciz ve tahriklerinin arkasında ABD'nin olduğunu görmemek saflık, hatta daha fazlası olur.

ABD'nin amacı ne?

ABD'nin Yunanistan'ı öne sürmesi ve Türkiye'yi 3-4 cepheden sıkıştırmaya çalışması, temelde aynı, fakat iki ayrı sebebe bağlanabilir. Bunlar, ABD'nin yeni dış politikası ve ABD Başkanının bunu daha da ileriye taşıyan Yunan hayranlığı, desteği, yüreklendirmesi ve Türkiye hoşnutsuzluğudur.

ABD yeni stratejisinde, Rusya'yı tehdit, Çin'i de stratejik rakip olarak nitelemiş, bunu NATO dokümanlarına da yerleştirmiştir. Pasifik bölgesinde birbirini tamamlayan ittifaklarla da bu ülkeleri Asya'da çevrelemiş, Ortadoğu'yu kendi hedefine göre dizayn etmeye de ara vermemiştir.

ABD, Karadeniz'de istediği gibi harekete edemediği, Rusya'yla işbirliği yaptığı, Şangay Örgütüyle ilişki kurduğu, Suriye ve Irak'taki hedefini engellediği, Doğu Akdeniz'de etkinlik sağlamaya çalıştığı için Türkiye'den rahatsızdır. CASS yaptırımları, F-35 ve F-16 konularındaki haksızlıklar, Yunanistan'a kalıcı bir şekilde yerleşmesi, Yunanistan'ın silah ve durum üstünlüğü sağlamasına çalışması, SDG/PYD/PKK'ya verdiği destek bunun bir sonucudur.

ABD'nin amacının, Yunanistan'ın tahriklerini teşvikle Türkiye'nin karşılık vermesini ve bunu derinleştirmesini sağlayarak, NATO ülkesi olan Türkiye'nin, diğer bir NATO ülkesi olan Yunanistan'a saldırdığını ilan ve bahane edip, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılmasını talep etmek olduğu değerlendirilmektedir.

Olay, NATO'nun amaç/prosedürü dışında, olağan dışı ve insicamı bozan bir durum olarak nitelendirileceğinden ve NATO'da da, ABD etkisinde ve Türkiye'den haz etmeyen ülkeler bulunduğundan, bu talep kabul edilebilir.

ABD'nin Yunanistan'da kurduğu üsleri büyütmesi, Karadeniz, Boğazlar, Ege ve Doğu Akdeniz'de tam kontrol sağlama çalışmaları, NATO'nun güneydoğu kanadını, Türkiye yerine Yunanistan'dan geçirme hazırlığı olarak görülmelidir. (Yunan ana karası-Girit-GKRY-İsrail)

Diğer cephelerin krize desteği

Ermenistan'ın saldırısında, başta ABD'ye güvendiği hesaba katılmalıdır. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi'nin Erivan ziyaretinin, kardeş Azerbaycan'ı destekleyen Türkiye'ye de bir mesaj olduğu görülmelidir.

Türkiye'nin Yunanistan'a karşılık vermesi sonucunda çıkacak çatışma esnasında Suriye'den, ABD desteğiyle SDG/PYD/PKK saldırısı da beklenmelidir.

ABD'nin GKRY'den ambargoyu kaldırılmasıyla Rumları aşırı silahlandırabileceği ve bu cephede de çatışma çıkabileceği düşünülmelidir.

***

Bu oyun karşısında Türkiye'nin, özellikle Yunanistan'ın çıkarttığı gerginliği, tacizleri, tahrikleri, adaları askerileştirmesini, uluslararası hava ve deniz sahaları anlayışındaki çarpıklığı, öncelikle NATO'yu olağanüstü toplantıya çağırarak ortaya koymalı, özellikle olacaklardan sorumlu olmayacağını ilan etmelidir.

ABD'nin tutumu ve bunun hangi amaca hizmet ettiği ortaya konmalı, ABD politik olarak sıkıştırılmalı, oyun ifşa edilerek Türkiye'nin NATO'daki hak ve hukuku vurgulanmalı, korunmalıdır.

Türkiye, ABD desteğiyle silah üstünlüğü sağlamasına ve birlikte hareket etmesine fırsat vermeden Yunanistan'a gerekli dersi vermekte geç kalmamalı, diplomasiyi de iyi kullanarak etkinlik sağlamalıdır.

QOSHE - Tahriklerin arkasındaki gerçek - Armağan Kuloğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tahriklerin arkasındaki gerçek

23 4 0
23.09.2022

ABD'nin teşviki ve desteğiyle Yunanistan'ın yarattığı gerginlik devam ederken, Ermenistan'ın Karabağ'da saldırıya geçmesini ve eş zamanlı olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın Suriye sınırımıza yakın bölgede SDG/PYD/PKK'yla müşterek tatbikat yapmasını birlikte okumak gerekir.

Buna ABD'nin GKRY'e olan silah ambargosunu kaldırması eklenirse, konunun Türkiye'yi her yönden sıkıştırmaktan başka bir şey olmadığı görülür.

Yunanistan'ın tacizleri tahrike dönüştü

Yunanistan'ın uluslararası sahalarda savaş uçaklarımızı tacizi, kilitler atması, taciz boyutlarını aşarak tahrike dönüşmüştür. NATO görevindeki Türk uçaklarına kilit atılmasının, ABD'yle danışıklı dövüş sonucunda gerçekleştirildiği de ortaya çıkmıştır.

Yunanistan'ın Türk ve Türkiye düşmanlığı tarihi bir gerçektir. Her saldırısından mağlup, ancak ne gariptir ki, her seferinde mevcut politik ortamın marifetiyle avantajlı çıkmıştır.

ABD'nin Yunanistan'a askeri ve politik desteği var gücüyle sürmekte, AB'den de destek görmektedir. Yunanistan'ın mevcut gücüyle tahrik cesaretini göstermesi ve Türkiye'ye karşı koyması mümkün değildir. Son tahlilde, taciz ve tahriklerinin arkasında ABD'nin olduğunu görmemek saflık, hatta daha fazlası olur.

ABD'nin amacı ne?

ABD'nin Yunanistan'ı öne sürmesi ve Türkiye'yi 3-4 cepheden sıkıştırmaya çalışması, temelde aynı, fakat iki ayrı sebebe bağlanabilir. Bunlar, ABD'nin yeni dış politikası ve ABD........

© Yeniçağ


Get it on Google Play