Suriye ve İran’daki gelişmeler ve Türkiye

Hem ABD hem de İsrail, Ortadoğu’da, ulus devlet anlayışına sahip olmayan, bölünmüş kontrol edilebilir ölçüde ülkelerden oluşan bir coğrafya oluşturma projesini gerçekleştirmeye devam etmektedir. Başlangıçta ABD tarafından BOP olarak ortaya konan ve gerçekleşmesi için çeşitli bahaneler ileri sürülerek, ülkelerin başına musallat edilen bu projeye, kendi hedeflerini de kapsadığı için İsrail’in de dört elle sarıldığı ve projeye ortak olduğu görülmektedir.

Bu proje, Ortadoğu’nun tümüne hâkim olma düşüncesinin yanında, İsrail’in güvenliğini de ön planda tutmaktadır. Bu çerçevede hedefte olan ülkelerin, öncelik sırasına göre Irak, Suriye, İran ve Türkiye olduğu da bir gerçektir. Projenin gerçekleşmesi için bu ülkelerde istikrarsızlık yaratılması, iç ve dış müdahalelerle kontrol edilebilir bir yapıya dönüştürülmesi esas alınmıştır.

Projede, adı geçen bu ülkelerde merkezi kontrolünün zayıflatılarak özerk/federatif Kürt bölgelerin oluşturulması, sonra bunun bir konfederasyona dönüştürülmesi, daha sonra da bunun ABD’ye müzahir bağımsız bir devlet olması da vardır. Bu yapının ABD’nin bölge politikaları ve İsrail’in güvenliği için gerekli olduğu ileri sürülmektedir. Irak’taki durum ortadadır. Suriye’de yaşananlar bu projenin gereğidir. Bu kapsamda İran’ın istikrarsızlaştırılması çabaları da devam etmektedir.

Türkiye, ulus devlet yapısıyla, kuruluş felsefesini korumasıyla, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü muhafazadaki sebatıyla, ATATÜRK ilkelerine sahip çıkmasıyla, güçlü ordu ve güçlü devlet yapısıyla ve bu özelliklerini korumada gösterdiği azimle bu ülkelerden farklıdır. Teröre karşı verdiği mücadele başta olmak üzere, bu durumunu korumaya kararlılıkla devam etmektedir. Son zamanlarda dışarıdan, özellikle ABD tarafından desteklenen, İsrail’in de işine gelen iç siyasetteki olumsuzlukların da üstesinden geleceğinden şüphe yoktur.

Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’ye etkileri

Başından beri istikrarsız ve dışarıdan yönetilebilir bir Suriye oluşmasını hedefleyen ABD ve İsrail’in planı gerçekleşme aşamasındadır. ABD’nin, toprak bütünlüğü sağlanmış üniter yapıda bir Suriye’den bahsetmesi tamamen göstermeliktir.

Halep’in kuzeyindeki PKK/YPG/SDG güçlerinin kontrolünde olan mahallelerde, terör ve kaos yaşandığından Merkezi Suriye Ordusu, SDG’yi bu bölgeden çıkartmak için operasyon düzenlemiştir. Bir haftaya yakın süren çatışmalar, Suriye Ordusunun üstünlük sağlaması ve ABD’nin de arabuluculuğunda sona ermiş, SDG kendisi için oluşturulan koridordan........

© Yeniçağ