İstiklal Caddesi'ndeki terör saldırısını müteakip, Suriye ve Irak'taki YPG/PKK bölgelerine, BM 51. madde meşru müdafaa hakkı çerçevesinde hava harekâtları gerçekleştirilerek tespit edilen hedefler etkisiz hale getirilmiştir.

YPG/PKK, ABD koruması altında olduğu yerlerde de vurulmasını hazmedememiş, sınır bölgelerimizdeki sivil yerleşim yerlerine yaptıkları saldırılar, vatandaşlarımızın ölümlerine ve yaralanmalarına sebep olmuştur. Saldırıların geldiği yerler ateş altına alınmaktadır.

Terör saldırılarını önleyecek bir kara harekâtının yapılacağı, harekâtın ne zaman, nereye, ne kadar kuvvetle yapılacağına ilişkin çalışmaların ilgililerce sürdürüldüğü en yetkili ağızdan ifade edilmiştir.

ABD ve Rusya bilgilendirildi mi?

Pençe-Kılıç operasyonu için önceden Biden ve Putin'le görüşülmediği, bunun için icazet alınmayacağı açıklanmıştır. Türkiye'nin kendi güvenliğine ilişkin gerekeni yapmak için böyle bir talepte bulunması da beklenemez. Zaten Taksim saldırısından sonra bir operasyon beklentisi de oluşmuştur.

Vatandaşlarını uyarma bahanesiyle, ABD Erbil Konsolosluğunun iki gün öncesinden, Türkiye'nin harekât için hazırlık yaptığını duyurması "vatandaşım sana söylüyorum, PYD/PKK sen anla" kabilindendir.

Hava harekâtlarında, Rusya ve ABD'nin kontrolündeki hava sahalarının da kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bunun için bölgedeki ABD ve Rusya asker/sivil görevlilerin zarar görerek ikili ilişkilerimizin kötüye gitmemesi için, harekâttan çok kısa bir süre önce uyarılarak bilgilendirilmiş olabileceği düşünülmektedir.

Türkiye'nin harekâtına ilişkin ABD ve Rusya'nın söylemlerini yumuşatması, diğerlerinden de ciddiye alınacak tepkiler gelmemesi önemsenmeli, bu durum, istemeseler de, Türkiye'nin haklılığının bir işareti olarak görülmelidir. Ancak ABD'nin SDG/PYD'yi hâlâ "DEAŞ'la mücadele eden müttefikleri" olarak görmesi ve operasyonların IŞİD'le mücadeleye zarar verdiğini söylemesi sıkıntı yaratmaktadır.

Kara harekâtı olacak mı?

Harekât üzerinde çalışıldığı, en üst merciden açıklanmıştır. Burada önemli olan, gelişen durumlara göre reaksiyonel davranmak değil, bölgemizde oluşan tehdidin, bekamızı etkilemeden ve gelecek nesle de bırakmadan ortadan kaldırılmasıdır. Ancak şimdilik bu kapsamda bir planlama olmadığı, önümüzdeki dönemde bunun gerçekleştirmesine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı söylenebilir.

Beklenen kara harekâtının, sınırımızdan 30 km. derinlikte ve sınır boyunca bir güvenli bölge oluşturulmasının parçaları olacak şekilde gerçekleştirileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda Tel Rıfat, Münbiç, Kobani bölgelerinin öncelikli olduğu, uygun bir zamanda da Kamışlı bölgesinin de buna eklenerek mevcut boşlukların kapatılıp, yekpare bir güvenli bölgenin tamamlanacağı değerlendirilmektedir.

Kapsamlı çözüm

Suriye'de, ABD himayesinde oluşturulan PYD/PKK yapısı devletleşme yolundadır. Bölgede ABD'nin öngördüğü bir Kürt federasyonunun parçalarından ikincisidir. Bu yapı Türkiye'nin güvenliğine/bekasına tehdittir. Bu yapı aynı zamanda Suriye'nin toprak bütünlüğüne de tehdittir.

Geç kalma ve bu sorunu gelecek kuşaklara bırakma lüksümüz yoktur. Kapsamlı çözüm, Suriye'yle iş birliği yaparak, Rusya'nın da destekleyeceği müşterek bir harekâtla bu tehdidi ortadan kaldırmaktır.

Ukrayna savaşında prestiji zayıflayan Rusya'nın, ABD'ye rağmen yapılacak bu operasyonu, bölgesel ve küresel etkisi açısından desteklemesi doğaldır.

22-23 Kasım 2022'de Kazakistan'daki 19. Astana toplantısında Rusya temsilcisinin, "ABD askerlerinin Suriye topraklarından tamamen çıkarılmasının Suriye'yi istikrara kavuşturmada önemli olacağını, önce bu konuyu Türk heyetiyle görüşeceklerini, bunun oldukça zor bir iş olduğunu, ancak hepimizin çok iyi anladığını ve gerçekten mümkün olduğunu da düşündüklerini" söylemesi dikkate alınmalıdır.

ABD'nin buna doğrudan karşı gelmeyeceği, Türkiye'yi yaptırımlarla zorlayacağı, Yunanistan'ı tahrik ve teşvik edip, Ege'de oldubittilere zorlayarak Türkiye'yi ikinci cepheye mecbur edebileceği, terörü de canlandırarak, daha önce de karşımıza çıkan "iki buçuk savaş doktrini"ne zorlayacağı da hesaba katılmalıdır.

Bu kapsamlı çözümde gerekli şartları oluşturmak için, gecikmeksizin çok yönlü politik değerlendirmeler yapılması ve diplomasi yürütülmesi gerekmektedir.

QOSHE - Suriye'de kapsamlı çözüm ihtiyacı - Armağan Kuloğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Suriye'de kapsamlı çözüm ihtiyacı

38 2 20
25.11.2022

İstiklal Caddesi'ndeki terör saldırısını müteakip, Suriye ve Irak'taki YPG/PKK bölgelerine, BM 51. madde meşru müdafaa hakkı çerçevesinde hava harekâtları gerçekleştirilerek tespit edilen hedefler etkisiz hale getirilmiştir.

YPG/PKK, ABD koruması altında olduğu yerlerde de vurulmasını hazmedememiş, sınır bölgelerimizdeki sivil yerleşim yerlerine yaptıkları saldırılar, vatandaşlarımızın ölümlerine ve yaralanmalarına sebep olmuştur. Saldırıların geldiği yerler ateş altına alınmaktadır.

Terör saldırılarını önleyecek bir kara harekâtının yapılacağı, harekâtın ne zaman, nereye, ne kadar kuvvetle yapılacağına ilişkin çalışmaların ilgililerce sürdürüldüğü en yetkili ağızdan ifade edilmiştir.

ABD ve Rusya bilgilendirildi mi?

Pençe-Kılıç operasyonu için önceden Biden ve Putin'le görüşülmediği, bunun için icazet alınmayacağı açıklanmıştır. Türkiye'nin kendi güvenliğine ilişkin gerekeni yapmak için böyle bir talepte bulunması da beklenemez. Zaten Taksim saldırısından sonra bir operasyon beklentisi de oluşmuştur.

Vatandaşlarını uyarma bahanesiyle, ABD Erbil Konsolosluğunun iki gün öncesinden, Türkiye'nin harekât için hazırlık yaptığını duyurması "vatandaşım sana söylüyorum, PYD/PKK sen anla" kabilindendir.

Hava harekâtlarında, Rusya ve ABD'nin kontrolündeki hava sahalarının da kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bunun için bölgedeki ABD ve Rusya asker/sivil görevlilerin zarar görerek ikili ilişkilerimizin........

© Yeniçağ


Get it on Google Play