Süre doldu, şimdi ne olacak?
Suriye’deki rejim ve yönetim değişikliğini müteakip yeniden yapılanma sürecine giren devlet düzeninin, henüz geçerli bir şekle gelemediği görülmektedir.
Suriye’nin sistem olarak, Suriye Merkezi Yönetimi tarafından öngörülen ve Türkiye tarafından da desteklenen, toprak bütünlüğü sağlanmış üniter bir yapıda olması öngörülmüştür. Bu yapı, fiilen gelişmelerin içinde olan ABD tarafından benimsendiği de ifade edilmesine rağmen, onun bugüne kadar öngörülen sistemin gerçekleşmesine yönelik olumlu bir girişimde bulunduğu görülmemiştir. Aksine ‘moda değimiyle’ “demokratik özerklik” olarak adlandırılan bir sistemin gerçekleşmesi için ortam hazırlamış, bunu empoze ve kabul ettirmeye çalışmıştır.
Burada üç sorun bulunmaktadır. Birincisi, Türkiye’nin güvenliği ve bekası için önemli olan SDG’nin durumudur. Bir diğeri Nusayri Alevilerin oluşturulacak yapıda nasıl bir formatta yer alacağıdır. Diğer önemli bir konunun da Trump tarafından mülkiyet hakkını İsrail’e verdiğini ilan ettiği Golan tepelerine ilaveten işgalini genişleten ve işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini söyleyen İsrail’in bölgedeki statünün nasıl olacağıdır.
Türkiye’nin de çok yakından takip ettiği ve bu konuda Suriye Merkezi Yönetimiyle de koordine içinde olduğu SDG’nin durumunun, Türkiye’nin müdahalesine yol açabilecek kadar kritik bir safhaya geldiği görülmektedir.
Bu konunun, Türkiye’de devam etmekte olan “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında bölücü siyaset yapanlarla, bölücü terörist başının söylemlerinde ve bölge valisi gibi hareket eden Barrac’ın açıkladığı çarpık fikirlerde ortaya konan; ulus devlet karşıtlığı, demokratik ulus ve demokratik cumhuriyet, yerinden yönetim, Osmanlı millet sistemi, Türk-Kürt-Arap birlikteliği gibi kavramlarla birlikte analiz edilmesine de ihtiyaç vardır.
SDG’ni entegrasyonu için tanınan süre doldu
PKK/PYD, SDG’nin temelini teşkil etmektedir. ABD SDG’nin, IŞİD’le mücadelede kendisinin müttefiki ve ortağı olduğunu söylemekte ve onu terörist olarak görmemektedir. SDG, özellikle Türkiye tarafından bir terörist yapı olarak değil, legal bir yapı olarak kabul görmesi için, adının içine “demokratik” kelimesini koyduran ABD’nin isim babası da olduğu terörist bir yapıdır.
Türkiye’de devam etmekte olan “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında SDG’nin de silah bırakıp kendisini lav etmesi gerekmektedir. Ancak, 10 Mart 2025’de ABD’nin girişimiyle Suriye Merkezi Yönetimi ile SDG arasında bir mutabakat imzalanmıştır. Bu mutabakatta SDG’nin 31 Aralık 2025’e kadar Suriye Ordusuna entegre olması maddesi de bulunmaktadır. Ancak SDG, bu mutabakata uymamış ve herhangi bir anlaşmaya da yanaşmamıştır.
Mutabakata göre SDG militanlarının bireysel olarak Suriye Ordusuna entegre olması........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar
Chester H. Sunde