Savaş ülkeleri yormuş ve bıkkınlık yaratmıştır. ABD'nin itirazlarına rağmen bilinen AB ülkeleri Rusya'yla ilişkilerde kendi çıkarlarını ön planda tutmaya başlamışlardır.

ABD, Ukrayna'ya yardımların kesilmemesi için Batı'yı konsolide etme ihtiyacı duymuş, bu nedenle Ukrayna'ya Rusya'yla müzakere etmesi telkininde bulunmuş, sonuçta Zelenski de, görüşmeye açık olduğunu ancak bazı şartlarının bulunduğunu söylemiştir. Ancak Zelenski'nin şartlarının Rusya tarafından kabulü neredeyse imkânsız olduğundan müzakere sürecinin başlaması da beklenmemektedir.

Durum böyleyken, Rusya'nın "daha elverişli şartlarda savunmak", Ukrayna'nın da "Rusları püskürttük" diye nitelendirdiği beklenmedik bir gelişme olmuş ve Rusya Herson'daki birliklerini Dinyeper Nehri'nin doğusuna çekmiştir.

Herson'dan çekilme neyin emaresi?

Rusya'nın, işgal ettiği ve referandumlarla da ilhak ettiği bölgelerden biri olan Herson'un, Dinyeper Nehri'nin batısında kalan topraklarından çekilerek doğusunda tertiplenmesini "bölgenin statüsünde bir değişiklik yok, Herson hâlâ RF'nin bir bölgesidir" şeklinde tanımlaması çeşitli spekülasyonlara sebep olmuştur.

Bunlardan en ilginci, Rusya'nın bu bölgede nükleer silah kullanacağı algısının ortaya çıkmasıdır. Nitekim ABD, CIA Başkanı ile Rusya İstihbarat Başkanının Türkiye'de bir araya gelmeleri ve yapılan görüşme sonucunda ABD'den, "Rusya'yı nükleer silah kullanmaması için uyardık" açıklamasının gelmesi dikkat çekmiştir.

Rusya'nın ne zaman nükleer silaha başvurabileceğini "Rusya'nın, savaşı kaybettiği ve itibarını tamamen yitirdiği algısını yaşamaya başlaması halinde, köşeye sıkışmışlık duygusuna kapılması ve bu durumda her şeyi göze alıp nükleer silaha başvurması ihtimal dahilindedir." şeklinde daha önce açıklamıştım.

Gelinen aşamada, Rusya açısından nükleer silah kullanmayı gerektirecek bir gelişme olmamasına rağmen ABD'nin şüpheye kapılması, onun böyle bir çılgınlığa sebep verecek durum oluşmasından çekindiğini göstermiştir.

Bu gelişmeye Rusya açısından baktığımızda çekilmeyi nükleer silah kullanma niyetiyle değil; Herson'da Dinyeper Nehri batısında kalarak daha fazla zayiat verilmesini önlemek, daha elverişli şartlarda savunma yaparak mevcut durumu muhafaza etmek, silahlı kuvvetlerinin yeniden toparlanmasını sağlayarak oluşabilecek gelişmelere karşı hazırlıklı olmak maksadıyla yaptığı söylenebilir.

Ancak Rusya'nın çekildiği, Ukrayna askerinin de bölgeyi kontrol altına aldığı bir ortamda, hâlâ Herson'nun statüsünün değişmediğini, RF'nin bir parçası olmaya devam ettiğini beyan etmenin ne anlama geldiğini düşünmek gerekir.

Diğer taraftan Rusya, Ukrayna'ya fazlasıyla angaje olmanın, Suriye'deki etkisini azalttığını dikkate almış, buradan tasarruf edilecek gücü Suriye'de kullanmayı da düşünmüş olabilir.

Suriye'de birlikte hareket gerekiyor

İsveç'te teröristlerin eylemleri devam etmektedir. Bu durumda ne İsveç, ne de Finlandiya NATO üyeliği için Türkiye'den onay bekleyemez.

İstanbul'daki terör saldırısını gerçekleştiren teröristin, Suriye'den PYD/PKK bölgesinden gelmiş olması, bu bölgede ABD'nin himayesinde/desteğinde oluşturulan ve Avrupa ülkeleri tarafından da desteklenen yapının nasıl bir terör yuvası olduğunu göstermektedir. Bu ülkelerin taziye mesajları timsah gözyaşlarıdır. Aldatmacadır.

Suriye'nin kuzey doğusunu ABD'nin destek ve himayesiyle işgal eden, ABD'nin gölgesinde devletleşmeye çalışan ve onun korumasına güvenen bu yapının mevcudiyeti, hem Suriye'nin toprak bütünlüğüne, hem de Türkiye'nin güvenliğine tehdittir.

Üç ana operasyon bölgesinde kontrolü sağlayan TSK'nın, yaşanan terör saldırısı ardından, güvenlik gerekçesiyle yeni bir operasyon yapacağına ilişkin açıklamalara rastlanmaktadır.

Mücadelenin ortak tehdide karşı Suriye yönetimiyle işbirliği içinde yapılması, uluslararası hukuk ve çıkarlar açısından uygun olacaktır. Sağlanacak diyaloğun Rusya tarafından da desteklenmesi, haklı mücadeleye güç katacaktır.

***

Rusya-Ukrayna savaşında her iki tarafa da eşit davranan, birçok konu ve müzakereler için kolaylaştırıcı rol oynayarak prestij kazanan Türkiye, BM'deki Rusya'nın Ukrayna'ya tazminat ödemesi kararında Rusya aleyhinde oy kullanmıştır. Çıkarları gereği çekimser kalması daha uygun olabilirdi.

QOSHE - Savaştaki son gelişmelerin yansımaları - Armağan Kuloğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Savaştaki son gelişmelerin yansımaları

33 2 1
18.11.2022

Savaş ülkeleri yormuş ve bıkkınlık yaratmıştır. ABD'nin itirazlarına rağmen bilinen AB ülkeleri Rusya'yla ilişkilerde kendi çıkarlarını ön planda tutmaya başlamışlardır.

ABD, Ukrayna'ya yardımların kesilmemesi için Batı'yı konsolide etme ihtiyacı duymuş, bu nedenle Ukrayna'ya Rusya'yla müzakere etmesi telkininde bulunmuş, sonuçta Zelenski de, görüşmeye açık olduğunu ancak bazı şartlarının bulunduğunu söylemiştir. Ancak Zelenski'nin şartlarının Rusya tarafından kabulü neredeyse imkânsız olduğundan müzakere sürecinin başlaması da beklenmemektedir.

Durum böyleyken, Rusya'nın "daha elverişli şartlarda savunmak", Ukrayna'nın da "Rusları püskürttük" diye nitelendirdiği beklenmedik bir gelişme olmuş ve Rusya Herson'daki birliklerini Dinyeper Nehri'nin doğusuna çekmiştir.

Herson'dan çekilme neyin emaresi?

Rusya'nın, işgal ettiği ve referandumlarla da ilhak ettiği bölgelerden biri olan Herson'un, Dinyeper Nehri'nin batısında kalan topraklarından çekilerek doğusunda tertiplenmesini "bölgenin statüsünde bir değişiklik yok, Herson hâlâ RF'nin bir bölgesidir" şeklinde tanımlaması çeşitli spekülasyonlara sebep olmuştur.

Bunlardan en ilginci, Rusya'nın bu bölgede nükleer silah kullanacağı algısının ortaya çıkmasıdır. Nitekim ABD, CIA Başkanı ile Rusya İstihbarat Başkanının Türkiye'de bir araya gelmeleri ve yapılan görüşme sonucunda ABD'den, "Rusya'yı nükleer silah kullanmaması için uyardık"........

© Yeniçağ


Get it on Google Play