NATO Zirvesi ve bölesel ittifak arayışları
NATO Zirvesi 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecektir. NATO'nun devlet ve hükûmet başkanlarının güvenlik konuları hakkında resmî kararlar alacağı bu zirvenin; Rusya-Ukrayna savaşının devam etmekte olması, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın yansımaları ve bunun yarattığı etkiyle Bölgede ihtiyaç duyulan İttifak arayışları ve Trump’ın NATO konusundaki beklenmeyen tutumu dikkate alındığında, diğerlerinden farklı olacağı ve radikal değişikliklerin görüşülmesini de beraberinde getireceği düşünülmektedir.
Pakistan-Suudi Arabistan-Türkiye-Katar dörtlü savunma paktı
Pakistan ile S.Arabistan Eylül 2025’de “Stratejik Savunma Anlaşması” adıyla bir anlaşma imzalamıştır. Anlaşmanın en kritik maddesi de NATO Anlaşmasının 5. maddesiyle benzerliği olan, taraflardan birine yönelik saldırının, her iki ülkeye de yapılmış sayılmasıdır.
Bu anlaşmayla oluşturulan mevcut savunma iş birliğinin, daha geniş bölgesel bir güvenlik çerçevesine dönüştürülmesi, benzer düşünce yapısına sahip ülkeler arasında geniş bir iş birliği zemini oluşturarak bölgesel istikrar ve kolektif güvenliğin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Türkiye ve Katar’ın da mevcut bu anlaşmaya katılmasının memnuniyet verici olduğu söylenmiş olup, bu birliktelik çağrısının Pakistan tarafından yapıldığı ve bu konuda adı geçen ülkelerin de bir çalışma içinde oldukları belirtilmiştir.
Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve Pakistan şeklindeki bir savunma yapısının, klasik askeri iş birliğinin ötesine geçme potansiyeli taşıdığı ve özellikle bir ülkeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılması yaklaşımının, kendi güvenliğimiz, jeopolitik durumumuz ve çıkarlarımız açısından çok iyi analiz edilmesine ihtiyacı olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca ülkelerin yapısının Sünni-Müslüman olmasının ‘yeni bir bölgesel güvenlik ekseni’ anlamına sebep olabileceği, bunun da bölgede yeni bir gerilim ve cepheleşme yaratabilme endişesini beraberinde getirebileceği de hesaba katılmalıdır.
Anlaşmaya katılıp katılmayacağımız henüz belli değildir. Ancak katılmamız halinde, özellikle bölgede rekabet içinde olduğumuz, ancak düşman olmadığımız ve haklı olduğunda da çeşitli şekillerde desteklediğimiz, yeri geldiğinde işbirliği yaptığımız komşumuz İran ile bir........
