menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kitlesel göçü baskı/cezalandırma aracı olarak kullanmak

27 0
friday

Geçen hafta İspanya’nın Afrika kuzeyinde özerk yapıda bulunan iki şehrinden biri Sebte (Ceuta)’ya aynı zamanda 50.000’den fazla Faslı gencin, bir kısmı denizden yüzerek, daha çok da karadan kitleler halinde sınırı aşarak “kitlesel düzensiz göç” eyleminde bulunduğu görülmüştür.

İspanya da 84.000 nüfuslu bu şehre, insanların aynı anda kitleler halinde girmesini, münferit düzensiz göçten farklı olarak nitelendirip, bir istila hareketi olarak değerlendirerek onları geriye göndermek için müdahale bulunmuş, göç edenlerden 48.000’den fazlası geri dönmüş, tekrarına karşı da denizden ve karadan tedbirler almış, almaya da devam etmektedir.

Çatışma ortamı da olmadan böyle bir olayın, baskın tarzında cereyan etmesinin altında insani, coğrafi ve ekonomik sebepler olduğu gibi, siyasi sebeplerin de olduğu, bunların provokeyle teşvikinin de düşünülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Göçün arka planında yatan sebepler

İnsani, coğrafi ve ekonomik nedenler: Genç nüfusun çoğunlukla umutsuz ve yoksulluk içinde gelecek arayışında olması, Fas'ın kuzey kasabalarında, özellikle 15-24 yaş arasındaki gençlerin birçoğunun eğitimsizliğiyle ülke genelindeki yüksek işsizlik ve ekonomik imkansızlıklar, kişileri Avrupa'ya geçmek için tehlikeye itmektedir.

Sebte'nin denizden yüzerek geçişe elverişli coğrafi konumunun, anlık kalabalıkların kontrolünü zorlaştırması da etkin bir faktör olarak görülmektedir.

Siyasi ve Diplomatik Gerilimler: İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprakları olan Sebte ve Melilla için, Fas yönetimince egemenlik iddiasında bulunulmaktadır. Bu durum Fas ile İspanya arasındaki sömürgecilik mirası tartışmalarını canlı tutmaktadır.

Bu nedenle Fas'ın, göç baskısını bir müzakere/baskı unsuru olarak kullandığı, diplomatik anlaşmazlıkların arttığı zamanlarda Fas güvenlik güçlerinin sınır geçişlerine müdahalede esneklik tanıdığı/göz yumduğu bilinmektedir.

İspanya'nın dış politikadaki tutumunun, özellikle yaşanan bu hadisede, kendisi üzerinde bir baskı aracı, hatta bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmış olması da ihtimal dahilindedir. AB’nin bölgedeki katı göç denetimlerinin de göç krizlerinin artmasında rolü olduğu bilinmektedir.

Yanıltıcı/teşvik edici bilgiler: Özellikle sosyal medya aracılığıyla yayılan asılsız "sınırların açıldığı" veya "kolayca yasal statü alınabileceği" yönündeki söylentilerin, kitlelerin aniden kıyılara........

© Yeniçağ