We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Güvenliğin pazarlığı olmaz

43 9 12
20.05.2022

Türkiye'nin, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine itirazı doğru bir yaklaşımdır. Ancak itirazın, bu ülkelerin terör örgütlerine verdiği destekten dolayı yapıldığı açıklanırken, NATO'nun daha fazla genişlemesinin de tehdidi arttırdığı gerçeği atlanmış ve genişlemenin desteklendiği beyan edilmiştir.

Genişleme doyum noktasına ulaştı

Soğuk Savaş'ın sonrası Sovyetlerden kopan ülkeler, bir taraftan bağımsızlıklarını kazanırken, diğer taraftan da güvenliklerini sağlamanın yollarını aramaya başlamışlardır.

Bu ülkeler uzunca bir süre fazla güvenlik endişesi yaşamamışlardır. Ancak Rusya'nın toparlanmasıyla endişeleri artmış, finans ve malzeme sıkıntıları da olunca kendilerini NATO içine atarak sıkıntılardan kurtulmaya çalışmışlardır.

Rusya'nın, özellikle Avrupa'nın güvenliğine tehdit olduğu düşüncesi, NATO'nun genişleme sürecini de beraberinde getirmiş ve 1999'dan 2020 yılına kadar, ABD'nin yönlendirmesiyle doğuya Rusya'ya doğru genişleyerek üye sayısını 16'dan 30'a çıkarmıştır.

ABD, stratejisini NATO'ya da kabul ettirmiş olup, nihai hedefi Rusya'yı sıkıştırıp, Çin'i oyun dışına itip tek kutuplu bir dünya düzeni oluşturmaktır. Genişlemenin amacı, Avrupa'nın güvenliği olarak ifade edilse de, esasen ABD'nin Avrupa'daki hegemonyası olduğu ve bunu için de NATO'yu kullandığı bir gerçektir.

Bu durumda Rusya'nın beka endişesiyle, NATO'nun daha fazla genişlemesine artık tahammül edemeyeceği ve bunun da........

© Yeniçağ


Get it on Google Play