Taksim'deki terör saldırısını müteakip PKK/YPG yuvalarına hava harekâtları düzenlenmiş, tespit edilen hedefler etkisiz hale getirilmiştir.

Takiben terör örgütünün sınır bölgelerimizdeki askerî üs ve sivil yerleşim yerlerine saldırıları, askerlerimizin ve vatandaşlarımızın şehit olmalarına ve yaralanmalarına sebep olmuştur. Saldırılara, her türlü vasıtayla misliyle karşılık verilmektedir. PKK/YPG'ye kara harekâtı da yapılacağı ifade edilmiş, hatta nerelere yapılacağı da açıklanmıştır.

Operasyonlar caza mı? İhtiyaç mı?

Terör yuvalarına misliyle verilen karşılıkların ve yapılacak kara harekâtının, bu örgütleri sindirmeye, bir daha böyle bir eyleme tevessül etmelerini önlemeye ve onları cezalandırmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bu eylemlerin, kamuoyunu tatmin etmeyi ve rahatlatmayı hedeflediği de söylenebilir.

Diğer taraftan bu harekâtlar; terör örgütlerini destekleyen/himaye eden ülkelere de, Türkiye'nin, güvenliğini tehdit eden her türlü unsura karşı meşru müdafaa hakkını kullanabileceğini gösteren mesaj mahiyetindedir.

Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde yekpare bir terör koridoru oluşturulmasını önlemek amacıyla yaptığı operasyonlarla üç bölgeyi kontrol altına almıştır. Ancak bu bölgelerin dışında kalan terör odakları tehdit olmaya devam etmektedir.

Sınır boyunca güvenli bir bölge için gerekli planlamalar yapılmıştır. Uygun bir zaman ve politik zeminde gerçekleştirilebilmesi için gerekli siyasi, diplomatik ve istihbarat çalışmaları sürdürülmektedir. Bu durumda, yapılan ve yapılacak operasyonların, güvenlik ihtiyacına da yönelik olduğu açıktır.

Kara harekâtı için ortam uygun mu?

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları, Rusya'nın etkin olduğu bölgelerde yapılmıştır. Rusya, açıktan olmasa da bu operasyonlara rıza göstermiştir. Barış Pınarı operasyonu ise, ABD'nin kontrol ettiği bölgede kısa süre önceden bilgilendirmeyle gerçekleştirilmiş, bölgenin önemli bir bölümü kontrol altına alınmış, ancak planlanan genişlikteki sahaya ulaşılmadan, görüşmeler sonucunda harekâta ara verilmiştir.

Görüşmelerde, hem ABD, hem de Rusya, Türkiye'ye yönelik bir tehdit olmayacağı, PKK/PYD'nin bölgeden çekileceği, tahkimatlarının kullanılmaz duruma getirileceği, ağır silahlarının da toplanacağı güvencesi vermiştir.

Ancak verilen sözler tutulmamış, güvenlik tehdidi devam etmiş, aksine PKK/PYD daha fazla desteklenmiş, yaşananlar Türkiye'nin haklılığını tartışmasız hale getirmiştir.

Türkiye'nin operasyonu için, Rusya-Ukrayna savaşındaki ve NATO'daki hassas tutumu, genel ve bölgedeki siyasi ortam ve mevcut gelişmelerden dolayı şartlar uygun görülmektedir. ABD varlığını zora sokacağı için Rusya, Rusya'nın kontrol ettiği bölgede cereyan edeceği için de ABD tarafından güçlü bir itiraz gelmeyeceği anlaşılmaktadır. Açıklamaların içerik ve tonları da bunu teyit etmektedir. Hatta ABD askerlerinin Erbil'e tahliye edildiğine ilişkin bilgiler de mevcuttur.

Ancak bu ülkelerin, Türkiye'nin operasyon gerekçesini ortadan kaldırmak için, daha önce yapmadıkları, PKK/YPG'nin M-4 kara yolu güneyine çekilmelerini sağlayacak girişimlerde bulunduğu da söylenmektedir.

Harekât ne zaman ve nereye?

Kara harekâtının hedefi 30 Km. derinlikte sınır boyunca güvenli bir bölge oluşturmaktır. Hem ABD, hem de Rusya, operasyonların kendi çıkarlarına zarar vermeden gerçekleşmesi için Türkiye'yle istişare halindedir.

Tel Rıfat, Menbiç, Kobani bölgelerinin öncelikli olduğu açıklanmıştır. Bu bölgeler Rusya'nın kontrolünde olduğu için politik açıdan fazla sıkıntı yaratmayabilir. Arazi ve hava şartları gereği harekât, şimdilik sınırlı, baharda da kalanı olmak üzere kademeli operasyon halinde de gerçekleştirilebilir.

Ancak ABD kontrolündeki Kamışlı bölgesi biraz sıkıntı çıkarabilir. ABD'den PKK/PYD'ye ikmalin devamı için, Sincar'daki sınır kapısı ve M-4 kara yolunun kullanılmasına imkân tanınacak bir teklifin gelmesi de beklenebilir.

***

30 Km. derinlikte sınır boyunca yekpare bir güvenlik koridoru, nihai bir çözüm değil, siyasi çözüm olan Suriye'nin siyasi birlik içinde toprak bütünlüğü sağlanıp, istikrarlı ve güvenli bir ortam oluşana kadar sürdürülebilecek bir durumdur. Bu da geçen haftaki "Suriye'de kapsamlı çözüm ihtiyacı" başlıklı yazımda belirttiğim, Suriye yönetimiyle iş birliği ve Rusya'nın desteğiyle mümkün olabilir.

Rusya'nın, ABD'ye "Suriye konusunda görüşmelere hazırız" çağrısı da incelemeye değer bir gelişmedir.

QOSHE - Beklenen operasyon - Armağan Kuloğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Beklenen operasyon

45 2 2
02.12.2022

Taksim'deki terör saldırısını müteakip PKK/YPG yuvalarına hava harekâtları düzenlenmiş, tespit edilen hedefler etkisiz hale getirilmiştir.

Takiben terör örgütünün sınır bölgelerimizdeki askerî üs ve sivil yerleşim yerlerine saldırıları, askerlerimizin ve vatandaşlarımızın şehit olmalarına ve yaralanmalarına sebep olmuştur. Saldırılara, her türlü vasıtayla misliyle karşılık verilmektedir. PKK/YPG'ye kara harekâtı da yapılacağı ifade edilmiş, hatta nerelere yapılacağı da açıklanmıştır.

Operasyonlar caza mı? İhtiyaç mı?

Terör yuvalarına misliyle verilen karşılıkların ve yapılacak kara harekâtının, bu örgütleri sindirmeye, bir daha böyle bir eyleme tevessül etmelerini önlemeye ve onları cezalandırmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bu eylemlerin, kamuoyunu tatmin etmeyi ve rahatlatmayı hedeflediği de söylenebilir.

Diğer taraftan bu harekâtlar; terör örgütlerini destekleyen/himaye eden ülkelere de, Türkiye'nin, güvenliğini tehdit eden her türlü unsura karşı meşru müdafaa hakkını kullanabileceğini gösteren mesaj mahiyetindedir.

Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde yekpare bir terör koridoru oluşturulmasını önlemek amacıyla yaptığı operasyonlarla üç bölgeyi kontrol altına almıştır. Ancak bu bölgelerin dışında kalan terör odakları tehdit olmaya devam etmektedir.

Sınır boyunca güvenli bir bölge için gerekli planlamalar yapılmıştır. Uygun bir zaman ve politik zeminde gerçekleştirilebilmesi için gerekli siyasi, diplomatik ve istihbarat........

© Yeniçağ


Get it on Google Play