menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” sürecinde beklenti farkı

243 0
08.05.2026

Terörün gündem oluşturmadığı bir dönemde ortaya atılan ve bir müddet sonra yönetim tarafından “Terörsüz Türkiye” adı verilen süreç, bir buçuk yıldır devam etmektedir.

Başlangıçta yapılan açıklamalardan, hiçbir pazarlık ve beklenti olmadan teröristlerin silahlarını bırakması, terör örgütünün, bağlantıları dahil, bütün unsurlarıyla lağvedilmesi, çatışmasız ve huzurlu bir ortam oluşturulmasına imkân yaratılması şeklinde algılanan bu sürecin söylendiği gibi gelişmediği, bölücüler tarafından farklı bir şekilde kullanılmak istendiği yaşanan olaylardan ve beyanlardan anlaşılmaktadır.

Terörist başının, halen dağda olan teröristlerin, bölücü siyaset yapan siyasetçilerin, bu konuyu medya vasıtasıyla dillendiren konuşmacıların ve dış ülke temsilcilerinin beyanları, sürecin, bölücülerin taleplerine ilişkin bir pazarlık sürecine dönüşme tehlikesi yaratabileceğini göstermektedir. Sürecin sadece bölücüler tarafından değil, dönüşüm beklentisinde olan mihraklarca da fırsat olarak görüldüğü söylenebilir.

Beklentiler oldukça farklı

“Terörsüz Türkiye” konusunun ortaya atılırken, yönetimin hiçbir beklenti olmaksızın örgütün feshi ve silah bırakmasını ön planda tutmasına karşılık, bu konuda muhatap alınan terörist başı ve bölücü parti liderleriyle dağdaki sözde liderlerin söylemlerinin ve taleplerinin farklı olduğu müşahede edilmiştir.

-Terörist başı ifadelerinde ve mesajlarında; önlerindeki dönemin Kürt toplumu açısından yeni bir kuruluş dönemi olduğuna, Kürtlerin inkâr, imha ve baskı politikalarına maruz kalması nedeniyle dönüşümün gerçekleşemediğine, Kürt gerçeğinin siyaset, ekonomi, eğitim, sağlık ve kültürel alanlarda kendi iradesini ortaya koyabilmesi gerektiğine, bunun da güçlü bir siyasal ve toplumsal kurumlaşmayla, demokratik toplum ve bilinçli bir süreçle mümkün olabileceğine işaret etmektedir.

-Bölücü siyaset yapan siyasi liderler de söylemlerinde ve mesajlarında Kürtlerin; Türkiye’de Kürt kimliğinin tanınması, ana dilinde eğitim, anayasal güvence, yerel demokrasi, eşit yurttaşlık ve yönetime ortak olma istediklerini belirtmekte, cezaevindekilerin özgür olmasını, dağdakilerin demokratik siyasete katılabilmelerini, sürgündekilerin evlerine dönebilmelerini, terörist başının da statüsü ve çalışma koşullarının yasal düzenleme ile teminat altına alınmasını ve halkıyla........

© Yeniçağ