Abdullah Gül’ün eli CHP’nin üzerinde mi?
“Söz ağızdan çıkana kadar o senin esirin, ağızdan çıktıktan sonra sen onun esirisin.”
Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün siyaset ile ilgili konuşmalarından;
-Arkadaşlar, hepinizce malumdur ki, Cumhuriyet Halk Partisi ve ona mensup arkadaşların tamamı hiçbir zaman yapmadıkları ve yapamayacakları şeyler hakkında kamuoyunu aldatıcı bir vaatte bulunmamayı bir prensip olarak kabul etmişlerdir.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da böyle aldatıcı bir siyaset takip edebileceğimizi kimse zannetmesin. Onun için, memleketi imar edeceğiz dediğimiz zaman yalnız yapabileceğimiz şeyleri yapacağız.
Yoksa bütün asırların ihmal ettiği memleketi birkaç senede cennete çevirmek hayalini takip etmeyiz.
(Mustafa Kemal Atatürk - 27 Ocak 1931)
-Milleti, aklımızın ermediği veya yapmak kudret ve kabiliyetini kendimizde görmediğimiz konular hakkında aldatarak geçici övgüler elde etmeye tenezzül etmeyiz.
Millete adi politikacılar gibi yalancı vaatlerde bulunmaktan nefret ederiz.
(Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ocak 1925)
Geçen hafta Salı günü, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e mal varlığını açıklaması için 1 hafta süre vermişti. O süre fazlasıyla doldu. Akın Gürlek hiç oralı olmadı. Kamuoyunda da Özgür Özel’in yapacağını vaat ettiği açıklamaya ne oldu sorusu gündeme geldi.
Sözcü Gazetesinden sevgili Emin abi (Çölaşan) dün, sert bir köşe yazısı kaleme aldı ve Özgür Özel’i şöyle eleştirdi;
“Özgür Özel, Akın Gürlek’in mal varlığını bir hafta sonra açıklayacağını söylemişti. Aradan bir hafta geçti. Herkes bu konuda ne söyleyeceğini merakla bekliyordu.
Salı günkü grup toplantısında bu konuya hiç değinmedi... Biz de diyorduk ki ‘Bir hafta tamamen geçsin, ondan sonra bakalım. Belki şimdi açıklayacaktır!’
Salı günü geçti, dün geçti...
Ama Özgür Bey bu konuya dün itibariyle hiçbir biçimde değinmedi.
Konuyu unutmuş olamazdı.
Araya başka konular, başka ‘özel görüşmeler’ mi girmişti.
Ya da bu konuda yapacağı açıklamayı bir süre için ertelemeye mi karar vermişti...
Yoksa birtakım siyasi hesaplar sonucunda bu işten vazgeçmeye mi karar vermişti.
Ya da Gürlek’in malvarlığı konusunda elinde var olduğunu söylediği bilgi ve belgelerin gerçek olmadığını mı anlamıştı.”
Gazeteci Barış Yarkadaş’ın cezaevinde yatan Ekrem İmamoğlu’na olası bir siyasi yasak ihtimali üzerinden Abdullah Gül’ün adının Cumhurbaşkanı adaylığı için gündeme gelebileceğini söylemesi CHP’de yeri yerinden oynatmıştı. Başta, Özgür Özel olmak üzere, CHP üst düzey yöneticileri Yarkadaş’a hakarete varan tepki göstermişti.
Bu hatırlatmayı neden yaptım?..
Barış Yarkadaş’ın haklı çıkma ihtimali var… En azından gayret gösterenler var!..
Sanki, Abdullah Gül’ün eli CHP’nin üzerinde dolaşıyor!..
Özgür Özel, süre ile kendini sınırlayıp vaat ettiği o açıklamayı neden yapmadı?..
Herhalde Akın Gürlek kendisinden ek süre talep etmemiştir. Peki ne olabilir?..
Siyasi kulislerde, “Özgür Özel’in elinde Gürlek ile ilgili çok ciddi belgeler var. Bu belgelerde Gürlek’in İngiltere’ye kadar uzanan mal varlıkları olduğu söyleniyor. Eğer bunlar ortaya çıkarsa çok büyük tartışma başlar. Böyle olunca diploma davasında olduğu gibi Türkiye’yi nasıl bir ekibin yönettiği tartışmaya açılacaktır. Bu Erdoğan’ı tartıştırmasa bile seçtiği yönetim ekibini çok tahrip eder” şeklinde yorumlar yapılıyor.
Siyasi kulislerde dillendirilen diğer bir iddia ise Abdullah Gül-CHP ve Özgür Özel ilişkileri… Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı için fırsat kolladığı iddia edilerek, belgelerin açıklanmasına müdahil olup, ertelettiği ileri sürülüyor.
CHP kulislerinde ise kafalar çok karışık. Akın Gürlek için “CHP’den sorumlu Adalet Bakanı” yakıştırması yapılıyor. Özgür Özel, yarattığı kuşkular yüzünden sert bir şekilde sorgulanıyor. “Saray ile pazarlık yaptığı”nı iddia edenler var ve bu iddia sahipleri deve dişi gibi isimler. “Akçeli işlerden dolayı yakın ekibini koruyor” diye çok ağır ithamlarda bulunanlar da azımsanmayacak sayıda.
Anlayacağınız, Özgür Özel böyle giderse başucu kitabı bile onu kurtaramayacak gibi gözüküyor!..
