We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dil dersi ve lanet

90 12 20
02.08.2020

Atatürk'e lanet okundu mu, okunmadı mı? Konu gündemden bir türlü düşmüyor.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 24 Temmuz'da, Ayasofya Camii'nin minberinden okuduğu Cuma hutbesinde aynen şöyle söyledi:

"Fatih Sultan Mehmet Han, gözbebeği olan bu muhteşem mabedi kıyamete kadar cami olmak kaydıyla vakfedip müminlere emanet bırakmıştır. Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar; vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar."

Fatih'in vakfında ne kastedildiğini ve İslam inancında vakıf konusunu bir yana bırakıyorum. Benim alanım dildir. Dolayısıyla konuya dilcilik açısından bakacağım.

Yukarıdaki ibarenin sonunda iki geniş zaman var: yakar, (lanete) uğrar.

Geniş zamanın birçok işlevi vardır. Bu sebeple de Türk gramerciliğinde bu kip için "geniş zaman" terimi benimsenmiştir.

Yukarıdaki kullanımda görülen işlevi, Türkçenin Grameri kitabında Tahsin Banguoğlu şöyle anlatır:

"… geniş zaman kipi, genel yargılar, kanunlar, kurallar, hikmetler, vecizeler, atasözleri vb. ifadesine yarar."

"Ağaç yaş iken eğilir, damlaya damlaya göl olur, üzüm üzüme baka baka kararır." vb. pek çok atasözünde işte bu işlev dolayısıyla hep geniş zaman kipi kullanılmıştır.

Dîvânu........

© Yeniçağ