Herr Schumpeter’e sordum: Yeni bir yaratıcı yıkım’da yapay zekâ’nın rolü ne olabilir?

Herr Schumpeter’e sordum: Yeni bir yaratıcı yıkım’da yapay zekâ’nın rolü ne olabilir?

Bugün hocamın hocasının hocası Joseph Alois Schumpeter’le muhayyel bir söyleşi yaptım. Bu söyleşinin hazırlanmasında yapay zekâ asistanım Daneel’in katkısından da yararlandım. Ona teşekkür ediyorum…

GİRİŞ: SCHUMPETER’LE SÖYLEŞİ FİKRİ

Not: Bu metin gerçek bir röportaj değildir. Joseph Alois Schumpeter’in eserlerinden, kavramlarından ve kapitalizmin geleceğine dair öngörülerinden hareketle, yapay zekâ desteğiyle kurgulanmış muhayyel bir söyleşidir.

Geçen yazılarda zaman, hafıza ve medeniyet meselelerini Yahya Kemal, Tanbûrî Cemil Bey ve Henri Bergson etrafında ele almıştık. Bu hafta ise iktisadın en büyük düşünürlerinden birine, Joseph Alois Schumpeter’e dönelim. Ona bugünün en önemli sorularından birini yöneltelim: Yapay zekâ kapitalizmi nereye götürecek?

Schumpeter, kapitalizmi durağan bir denge düzeni olarak değil, içinden sürekli yenilikler çıkaran, eskiyi yıkarken yeniyi kuran dinamik bir süreç olarak görmüştü. Onun meşhur kavramıyla kapitalizm, yaratıcı yıkım mekanizmasıyla işler. Buhar gücü, demiryolları, elektrik, kimya, otomobil, mikroelektronik ve bilgisayar devrimleri nasıl eski üretim yapılarını tasfiye edip yeni sektörler doğurduysa, bugün yapay zekâ da benzer bir tarihî kırılmanın eşiğinde olabilir.

Bu muhayyel söyleşide kendisine “Herr Schumpeter” diye hitap ediyorum. Çünkü Schumpeter, Avusturya kökenli bir Orta Avrupa entelektüeliydi; iktisadı sadece rakamlar ve modeller üzerinden değil, tarih, kültür, girişimci ruhu ve uygarlık dönüşümleri üzerinden okuyan büyük bir düşünürdü.

Şimdi dilerseniz söyleşiye geçelim…

SCHUMPETER’LE SÖYLEŞİ

Herr Schumpeter, yapay zekâyı yeni uzun dalganın ana teknoloji paradigması olarak mı, yoksa bu yeni paradigmanın temel üretim faktörü olarak mı görürdünüz?

Joseph Alois Schumpeter: Azizim, kapitalizmi anlamak isteyen kişi, onun sakin sularına değil, fırtınalarına bakmalıdır. Kapitalizm, fiyatların ve miktarların kusursuz dengede durduğu bir tablo değildir. O, sürekli olarak kendi içinden yenilikler çıkaran, bu yeniliklerle eski firmaları, eski meslekleri, eski üretim tarzlarını ve hatta eski hayat biçimlerini tasfiye eden bir süreçtir.

Yapay zekâya bu gözle bakarsak, onu sıradan bir teknik yenilik saymak mümkün değildir. O yalnızca daha hızlı hesap yapan bir makine değildir. Üretimin, yönetimin, bilginin, karar almanın ve hatta yaratıcılığın örgütlenme tarzını değiştiriyor. Bu yönüyle yapay zekâ, yeni uzun dalganın ana teknoloji paradigması olabilir.

Fakat daha fazlası da var. Yapay zekâ sadece bir teknoloji değil, üretim sürecinin içine yerleşen yeni bir unsur hâline geliyor. Emek, sermaye, toprak ve bilgi gibi klasik unsurların yanına, öğrenen algoritmik kapasite ekleniyor. Bu nedenle yapay zekâyı yalnızca bir makine olarak değil, üretim fonksiyonunun merkezine yerleşen yeni bir üretici kuvvet olarak görmek gerekir.

Sizin teorinizde girişimci kapitalizmin asıl dönüştürücü aktörüdür. Yapay zekâ çağında girişimcinin rolü nasıl değişir?

Joseph Alois Schumpeter: Benim girişimcim, yalnızca dükkân açan veya sermaye sahibi olan kişi değildir. Girişimci, yeni kombinasyonlar yapan kişidir: yeni mal, yeni üretim yöntemi, yeni pazar, yeni hammadde kaynağı veya yeni örgütlenme biçimi ortaya koyar.

Yapay zekâ çağında girişimcinin rolü ortadan kalkmaz; fakat mahiyeti değişir. Artık girişimci sadece fabrikada üretim hattı kuran kişi değildir. Veriyi, algoritmayı, platformu, finansmanı, insan yeteneğini ve piyasa ihtiyacını yeni bir bileşim hâline getiren kişidir.

Fakat burada bir tehlike de vardır. Yenilik faaliyeti giderek büyük şirketlerin araştırma laboratuvarlarına, veri havuzlarına ve devasa hesaplama altyapılarına taşınırsa, bireysel girişimcinin alanı daralabilir. Kapitalizm gençliğinde kahraman girişimcilerin sahnesiydi; olgunluk döneminde ise büyük şirketlerin, bürokrasilerin ve uzman ordularının sahnesine dönüşür. Yapay zekâ bu dönüşümü........

© YeniBirlik