menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ruh sağlığımızın mimarları

20 0
03.06.2026

Ruh sağlığımızın mimarları

Yönetici olarak çalışanlarımızın ruh sağlığını olumsuz etkilemeye hakkımız var mı? Büyük çoğunluğumuz bu soruya tereddütsüz “hayır” cevabını verecektir. Ancak dürüst olmak gerekirse, çalışanların ruh sağlığını bozan, hatta farkında olmadan buna zemin hazırlayan yöneticilerin sayısı hiç de az değildir.

Gerek araştırma sonuçları gerekse gözlemlerimiz, maalesef birçok işletmede çalışanların mutsuz olduğunu göstermektedir. Bu mutsuzluğu görmek için uzun araştırmalar yapmaya gerek yoktur; sokağa çıkmak, kalabalıkların arasına karışmak yeterlidir. Üstelik bu mutsuzluk yalnızca bireyin iç dünyasında kalmamakta; bezginlik, bıkkınlık, uyumsuzluk ve benzeri davranışları da beraberinde getirmektedir. Daha da önemlisi, bütün bunlar çalışanların ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

Düşünün ki belirli bir sosyal çevresi, ilişkileri ve yaşam dengesi olan bir çalışana yönelik bazı davranışlarımız, bu dengenin bozulmasına neden olabilmektedir. İş ortamında çalışanın sosyal dengesini etkileyen ve dolayısıyla ruh sağlığını zedeleyen bu davranışlara bir göz atalım.

Her şeyden önce yöneticilerin önemli bir kısmı, jest ve mimikleriyle, yüz ifadeleriyle ve beden diliyle sert, itici ve mesafeli bir görüntü sergileyebilmektedir. Konuşmaları zaman zaman kırıcı ve incitici olabilmektedir. Bu tür yöneticiler, aşırı otoriter davranmanın daha iyi sonuç vereceğine inanırlar. Bu nedenle de asık suratlı görünmeye özellikle özen gösterirler.

Çalışanların ruh sağlığını bozan bir diğer yönetici davranışı ise benmerkezci düşünce yaklaşımıdır. Bu anlayışa sahip yönetici, astlarının hiçbir zaman kendisinden daha başarılı olabileceğine inanmaz; ancak buna inanıyormuş gibi görünmek ister. Dolayısıyla iç dünyasında düşündükleri ile dışarıya yansıttıkları arasında bir farklılık oluşur. Yönetici durumu başarıyla gizlediğini........

© YeniBirlik