menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankaralı Muaviye gaz alıyor

27 0
27.01.2026

Türkiye’de Kürt meselesi son iki aydır ne barış ne de açık savaş kategorisinde ilerliyor. Yansıyan gündemlerden okunulursa ortak raporlar falan bekleniyor denilebilir. Ancak Rojava sahası çok farklı yaşanıyor.

Yaşanan şey daha karmaşık, daha sinsi: kontrollü gerilim, ayarlanmış öfke ve sahada vekil güçlerle yürütülen bir öğütme siyaseti. Bugün “gaz alma” diye tarif edilen tutuklama–bırakma döngüsü, bu büyük stratejinin yalnızca iç politika ayağıdır. Asıl oyun, sınırın ötesinde, Suriye sahasında oynanmaktadır.

Türkiye, Rojava konusunda ne tam bastıran ne de geri çekilen bir hat izliyor. İçeride Rojava’ya destek veren eylemler gözaltılarla sınırlandırılıyor, ertesi gün serbest bırakmalarla “dozu artırmayın” mesajı veriliyor. Bu, demokratik bir tolerans değil; bir emniyet supabı. Toplumsal öfke tamamen bastırılmıyor çünkü bastırılırsa patlar. Serbest de bırakılmıyor çünkü sınırın kimde olduğu unutulmamalı.

Ancak asıl mesele, bu iç dengelemenin sahadaki sert askeri ve paramiliter hamlelerle birlikte düşünülmesi gerektiğidir.

Bugün Suriye’de fiili olarak yaşanan gerçek şudur: Türk devleti, birçok bölgede Suriye ordusundan daha güçlüdür. Sultan Murat Tümenleri, SMO çatısı altındaki gruplar ve doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lojistik ve istihbarat desteği, sahada bağımsız bir askeri yapı oluşturmuştur. Halep hattında yaşanan son gelişmeler, bu gücün artık örtük değil, açık bir egemenlik kapasitesi........

© Yeni Yaşam