Artık Öcalan da hedeftedir |
Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal geçtiğimiz gün verdiği demeçte son derecede kritik bir sorunu ele aldı. PKK Kurucu Önderi Öcalan’ın TBMM heyetiyle yaptığı görüşmenin tutanağını, o görüşmenin hemen akabinde değil de, o görüşmede varolan koşulların kökten değiştiği, Rojava’ya karşı Türk devletiyle koordinasyon içinde olan Şam rejiminin ve DAİŞ’in saldırıya geçtiği, bu saldırının Erdoğan tarafından selamlandığı koşullarda yayınlanmasındaki provokatif amacı açığa vurdu. Bu amaç, Kürt halkının önder olarak kabul ettiği Abdullah Öcalan’ın imajını karalamaktır.
Ufukta Kürt Sorununun çözüm ihtimali belirdiği ve elli yıldır süren savaştan fiilen barış durumuna geçildiği ve barışın demokratikleşmeyle kalıcı hale getirilmek üzere TBMM Komisyonunda adımların atılması gündeme geldiği bir sırada “müzakere dili” başkadır, bütün bu gelişmelerin kökten tersine döndüğü bir aşamada “mücadele dili” başka olacaktır. TBMM heyeti bugün İmralı’ya gidecek olsa, biz şimdi yayınlanan tutanaktan çok farklı bir tutanağı okuyacak olacaktık. TBMM heyetinin İmralı’ya gittiği gün, henüz Öcalan’ın “kırmızı çizgim” dediği Rojava’ya karşı savaş açılmamıştı.
Demek oluyor ki, özellikle Devlet Bahçeli’nin Öcalan’a dönük “övgüleri”nin, Öcalan’ın tutumuyla Kandil’in ve Rojava’nın tutumları arasında “çelişki” olduğuna dönük beyanlarının son derecede sinsi bir psikolojik savaş demagojisi olduğu ortaya çıkmıştır. Kürt Özgürlük Hareketinin, İmralı’dan Kandil’e, Rojava’dan DEM Parti’ye kadar bütün bileşenleri Saray rejiminin hedefindedir.
İmralı’dan Kandil’e, DEM Parti’den özgür medyaya kadar herkes bir yıldan bu yana........