We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kim yürürse öldürürler  bilirsin…

12 0 0
27.02.2021

İşçi sınıfı, o gün iki evladını toprağa verdi. Ama çok korkuttular Ankara’yı! Öyle korkuttular ki jetler bile devreye girdi ekmek uğruna direnenlere karşı

Arif Mostarlı

“Barikatı ilk yaran ben oldum. Saat 14 sıralarıydı. Boynumda bir fotoğraf makinesi, ağır ağır tek başıma işçilere doğru gidiyordum. İri yarı, uzun boylu iki işçi yanıma yaklaştılar ve ‘Nereye?’ diye sordular. ‘Gazeteciyim’ dedim. ‘Gel, gör’ dediler… ‘Gel gör, ne hale soktular bizi!’ Sonra eklediler. ‘Resim mi çekeceksin, gel çek.’ Yerde bir işçi kanlar içinde yatıyordu. Yüzü gözü görünmez bir haldeydi. Ölmüştü…”

Yerel gazeteci, şair, yazar Hamit Kalyoncu ‘Kömürde Açan Çiçek’ kitabında böyle anlatıyordu 11 Mart 1965 gününü. Yerde yatanlar, Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar’dı. Ekmekleri için ayağa kalkmışlardı, her şey tam Fazıl Hüsnü’nün dediği gibiydi: “Kim yürürse öldürürler bilirsin…”

Haksızlığa karşı isyan

Aslında her şey çok basit görünen bir yerden başlamıştı. Daha doğrusu Zonguldak’ta ezelden beri süren kölelik düzenine karşı öfkenin patladığı gündü o gün. Ereğli Kömür İşletmesi’ne bağlı Gelik, Kilimli, Karadon, Çaydamarı ocaklarında çalışan maden işçilerinin liyakat zammının dağıtımındaki eşitsizlik, herkesi öfkelendirmişti. 10 Mart günü, Karadon İşletmesi’ne bağlı Gelik Bölümü’nde bin 500 maden işçisi, zammın uygun dağıtılmadığı gerekçesiyle gece vardiyasında ocaklara inmediler.

İşçilerin kent merkezine yürümeleri o gün için engellendi ama ertesi gün, 11 Mart’ta Kozlu’da başlayan direniş tüm bölgeye yayıldı. Madenciler, kuyu başlarını tutup trenle gelenleri de trenden indirmediler. Yatıştırma, sindirme girişimleri de sonuç vermeyince, bu kez vali, beraberinde bir askeri birlikle ocağa gelip ‘devletin temsilcisi’........

© Yeni Yaşam


Get it on Google Play