Enflasyon kaçınılmaz da halkı korumak tercihe mi bağlı? |
Nisan ayı enflasyonu bir önceki aya göre yüzde 4,18, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14,64, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 32,37 artış olarak gerçekleşti. (1)
Bunlar TÜİK’in (tartışmaya açık) resmi verileri. ENAG (aşağıdaki grafikten de görülebileceği gibi), Nisan ayı enflasyonunu yüzde 5,07 ve yıllık enflasyonu 55,38 olarak; İTO ise Nisan aylık enflasyonunu yüzde 3,74 ve yıllık enflasyonu 36,83 olarak hesaplıyor.
Enflasyonla mücadele politikası başarısız!
Buradan çıkartılacak ilk sonuç, siyasal iktidarın bir süredir uygulamakta olduğu dezenflasyon politikasının işlemediği; enflasyonun (bırakınız bu yıl sonu resmi hedefi olan yüzde 16’da kalmasını), yüzde 25-30 bandında olacağıdır.
Özetle, siyasal iktidar, Türkiye toplumuna çok ağır bir yoksullaşma bedeli ödettirmesine rağmen, enflasyonla mücadele de başarısız oldu.
Yoksulluk daha da artacak!
İkinci sonuç, başta ücretli emekçiler olmak üzere, sabit ve düşük gelirli yurttaşların yoksulluğunun daha da artacağıdır. Bu nedenle de temmuz ayında hem asgari ücret yükseltilmeli hem de emeklilerin ücret ve maaşları, reel olarak (enflasyondan arındırılmış olarak) artırılmalıdır.
Çünkü aşağıdaki grafikten de görülebileceği gibi ocak ayında; 28,075 TL olan asgari ücret 24,533 TL’ye; en düşük emekli aylığı 20,000 TL’den 17,477 TL’ye geriledi. Böylece ilk 4 ayda, asgari ücretlinin toplam ücretinin 3,543 TL’si; emeklilerin ise 2,523 TL’si enflasyonla ceplerinden alındı.
Her ne kadar suçlu enflasyon (özellikle de Orta Doğu savaşı ile birlikte artan) gösterilse de asıl suçlu; yıllardır izlediği ekonomi politikaları sonucunda enflasyonu azdıran ve böylece zaten bozuk olan gelir dağılımını daha da bozan, bir avuç süper zengini daha da zengin ederken, toplumun yüzde 80’ini yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaya zorlayan siyasal iktidar. Enflasyon ve yoksulluk, bu düzenin ve onun direksiyonunda olan siyasal iktidarın sınıfsal tercihlerinin ve dünyadaki gelişmeleri doğru değerlendirememesinin bir sonucu.
Savaşın belirgin iki etkisi: petrol ve gübre fiyatlarındaki hızlı artış
Kuşkusuz enflasyondaki bu yükselişte ABD/İsrail-İran savaşının da etkisi var. Çünkü son birkaç hafta içinde petrol fiyatları büyük dalgalanmalar yaşadı: hem düşüşler hem de yükselişler oldu ancak genel olarak şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana petrol fiyatları artmaya devam ediyor. Öyle ki petrolün varili 110 doların üzerine çıktı. Bunun doğrudan bir sonucu olarak, ülkede benzin ve motorin fiyatları da fırladı.
Ancak petrol şoku hikâyenin sadece bir........