2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (I)
Kapitalist-emperyalist sistemin çoklu krizleri 2025 yılına damgasını vurdu ve bunlardan bazılarının 2026 yılında çok daha etkili olması bekleniyor.
Bu krizler, kendini “ekonomik durgunluk”, “yüksek işsizlik, “yüksek enflasyon” ve “finansal kriz” biçiminde gösteren “ekonomik kriz”; “aşırı hava hareketleri”, “orman yangınları”, “sel ve su baskınları” ve “hava kirliliği” biçiminde gösteren “iklim krizi”; “demokrasiden uzaklaşma”, “otoriterleşme” ve “aşırı sağcılaşma” biçiminde gösteren “politik kriz” ve “uluslararası çatışmalar”, “savaşlar” ve “ülke işgalleri” biçiminde gösteren “jeopolitik krizler” olarak ortaya çıkıyor.
Nitekim ocak ayında toplanan Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda dünyanın karşı karşıya bulunduğu risklerin ilk ikisi, önem derecesine göre, şöyle sıralandı: Jeo-ekonomik çatışma (yüzde18), devlet temelli silahlı çatışma (yüzde 14). (Bu ikisi birlikte “Jeopolitik Risk” olarak tanımlanıyor ve toplam riskin üçte birini oluşturuyor). Aşırı hava koşulları yüzde 8 ile üçüncü, toplumsal kutuplaşma-yanlış bilgi ve dezenformasyon yüzde 7 ile dördüncü ve ekonomik durgunluk yüzde 5 ile beşinci sırada riskler olarak sıralanıyor.
Küresel ekonomik büyüme yavaşladı!
Kapitalist sistem özü itibarıyla bir sermaye birikim sistemidir. Sermaye birikiminin kaynağı ise kâr ve bunun da kaynağı işçilerden gasp edilmiş olan artı değerdir. Bir kapitalist ekonomide sermaye birikimin hızlanması onun “gayrisafi yurt içi hasıla” adı da verilen ulusal gelirinin düzenli bir biçimde büyütülmesiyle mümkün olabiliyor. Bu anlamda ekonomik büyüme, kapitalizm için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Öyle ki sermaye birikimini sürdüremeyen, yani yeterince büyüyemeyen bir ekonomi krize girer.
Bu çerçevede dünya ekonomisini ele aldığımızda; 2008-2009 ve 2020-2021 gibi yıllar dışında dünyadaki ortalama ekonomik büyümenin pozitif olduğu ancak bunun 1990’ların ortalaması olan yıllık yüzde 4-5’in oldukça gerisinde kaldığı görülüyor. Yani dünya kapitalizmi, ikinci en büyük krizi olan 2008 ‘Büyük Resesyonu’ndan (daralma) hala tam anlamıyla çıkamadı.
2026 yılında en hızlı büyümesi beklenen ekonomiler
İçinde bulunduğumuz 2026 yılında dünyanın bazı ekonomileri için tahmin edilen büyüme oranları ise aşağıdaki tabloda........
