We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yine bir seçim

8 0 4
25.12.2018

Toplumsal hareketliliği yatıştırmanın, derinleşen sınıfsal ve toplumsal çelişkilerin biriktirdiği öfkeyi dindirmenin sistem açısından en makul yönü seçim sürecidir. Seçimler, sistemle olası hesaplaşmanın sistem içi kanallara çekilerek, sistem tarafından absorbe edilmesini sağlar. Küresel ölçekte totaliter eğilimler iktidara seçimler yoluyla gelmekte ve iktidardaki varlıklarını seçim yoluyla sürdürmektedir. Halk kitlelerinin siyasal süreçlere müdahale aracı olarak mücadele içerisinde kazanılmış olan genel oy hakkı, bizzat halkların haklarının gasp edilmesinin aracına dönüşmeye ve işlevini kaybetmeye başlamıştır. Brezilya’dan Macaristan’a ABD’den Rusya’ya Hindistan’a ve elbette Türkiye’ye pek çok ülkede baskıcı pek çok hükümet, halkların neo-liberal yıkıma tepkisi, göçmen ve yabancı düşmanlığı üzerinden baskıcı hükümetlerin halkoyu ile iktidara gelmesine yol açmıştır.

Seçim yorgunu ülke, yeni bir seçim süreciyle karşı karşıya bulunuyor. 16 yıla nerdeyse 16 seçim sığdıran saray,tüm varlığını ve bu varlığı kalıcı hale getirme amacını toplumun yarısı üzerinde, diğer yarısının çoğunluğuna dayanarak sürdürüyor. Küçük bir farkla dahi olsa sağlanan her seçim başarısı, sarayın her çeşit zorbalığının ve keyfi uygulamalarının meşru dayanağı olarak dayatıyor. Sarayla siyasal hesaplaşmayı sandığa indirgeyen sol muhalefet, bu tutumu nedeniyle sarayın bu dayatması karşısında kendisini anlatma imkânlarını yitiriyor ve her seferinde bir başka seçimi beklemeye, bir başka sandık başkaldırısına umut bağlamaya devam ediyor. Sarayı seçimler yoluyla durdurma perspektifi sarayın elinde, kendi devamının sağlanmasının ve onaylanmasının bir aracına dönüşmüş bulunuyor. Bu durumun oluşmasında sosyalist hareketlerin seçim........

© Yeni Yaşam