We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yasa benim yaptığımdır-Musa Piroğlu

9 0 0
24.09.2019

Öğrenmenin yaşı yoktur derler. Uzun karanlık sürecin yorduğu toplumsal muhalefet sık sık içerisinde yaşadığı karanlığı unutarak iyimser beklentilerin etkisine giriveriyor. Ne yazık ki her seferinde hayatın acımasızlığı, beklentinin iyimserliğine galip geliyor ve koca bir toplum öğrenmeye devam ederek ilerliyor. 17 yıllık iktidarın pervasız zorbalığının ve cüretkâr hoyratlığının oluşturduğu kötümser hava, 23 Haziran sonrası yerini edilgen bir iyimserliğe bırakırken kötücül bir naif beklentilerin oluşmasını tetiklemiş bulunuyor. Naifliği kötücül kılan, hiçbir şey yapmadan her şeyin kendiliğinden gerçekleşeceği beklentisinin etkin hale gelmiş olmasıdır. Bu edilgen iyimserlik hali Selahattin Demirtaş hakkında mahkemenin verdiği karar sonrası tahliye olması beklentilerinin ve ciddi bir heyecan dalgasının oluşmasına yol açmıştır. Siyasal bir esaretin adli kararlarla bitirilmesi bekleniyordu, olmadı.

Ancak “Osmanlı’da oyun çok” lafını haklı çıkarmak istercesine Ankara Savcılığı aynı davadan yeni bir soruşturma başlatarak Yüksekdağ ve Demirtaş’ın tutuklanmalarını talep etti. Sulh Ceza Hâkimliği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebini görüşmeye başladı. Demirtaş ve Yüksekdağ da duruşmada SEGBİS ile savunma yaptı. Savunmaların ardından mahkeme, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluğuna karar verdi. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, hukuku ayaklar altına alan bir “hukuk” kararı ile tutukluyken tekrar tutuklandılar. Bu garabete son noktayı Erdoğan koydu ve “Bunları bırakamayız. Eğer biz bırakırsak ebedi âlemde şehitlerimiz bize bunun hesabını sorar. Bu topraklar rastgele topraklar değil” dedi. “Lex est quod facimus.”( Yasa bizim yaptığımızdır.)

Edilgen beklenti bir kez daha boşa düşerken kötümser gerçekçilik tekrar kendisinin........

© Yeni Yaşam