We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Herkes seçim sonrasına hazırlanıyor-Musa Piroğlu

13 0 0
18.06.2019

“Hem alandan gelen ilk bulgular, hem de uç veren tartışmalar, başta Erdoğan olmak üzere, neredeyse bütün siyasi aktörlerin artık 23 Haziran’a göre değil, sonrasına göre pozisyon almaya başladığını gösteriyor. Yapılmış, yapılan ve yapılacak olan hamlelerin hepsi sonraya dair”. Kemal Can’ın 15 Haziran tarihli yazısı bu cümle üzerinden şekilleniyor. Giderek tüm ülkenin seçimine dönen ve egemenler arası çatışmanın üzerinden yürütüldüğü İstanbul seçimlerine dair tüm tespitler benzer bir sonuçla noktalanıyor. Herkes seçim sonrasına hazırlanıyor.

Doğal olarak hem iktidar hem muhalefet seçim stratejilerini ve ittifak politikalarını bu hazırlanma üzerinden kurguluyor. Her hazırlık, verili durumun eksik ve fazlalıklarıyla bütünsel bir analizini getirirken, aynı analizin rakipler üzerinden de hesaplanmasını dayatıyor. Söz konusu analiz bir yandan zayıflıkların aşılması için bir dizi adımı zorlarken öte yandan güçlü olunan alana yığılmayı da gerektiriyor. Seçim, bu anlamda geleceğe yönelik planlamanın merkezinde duruyor. Erdoğan kazansa da kaybedeceği bir seçime gidiyor. Bu durum, bir yandan iktidarını öte yandan muhtemelen kendi varlığını koruma kaygısıyla bir uçtan bir uca savrulan bir seçim stratejisinde kendisini gösteriyor. Seçim sahasında Binali Yıldırım’ın “kucaklayıcı” dili, Soylu’nun tehdit söylemlerine çarpıp dağılıyor. Erdoğan kendisini neredeyse tamamen seçim sahasından çekip Binali’yi yalnız bırakırken, Bahçeli mehter marşı eşliğinde komik bir araba konvoyu ve Fatih edasıyla İstanbul’a giriyordu. Kürt kardeşlerini ciğerpare olarak tarifleyen ilk açıklamasını, AKP kurmayları tarafından 31 Mart seçim yenilgisinin sebebi olarak gösterilen “Beka sorunu” söylemiyle bitiriyordu. Bahçeli, İstanbul’u değilse bile, içerisinde bulunduğu koalisyonu kurtarma derdinde bir........

© Yeni Yaşam