We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Haziran fırtınası-Musa Piroğlu

14 0 0
09.04.2019

Seçim sonrası bu köşede yapılan ilk değerlendirmede olası iki yönelimin söz konusu olduğu dile getirilmişti: İktidar bloku ya seçim sonuçlarını hazmedemeyecek ve daha ağır bir otoriterleşme sürecine girecek ya da ekonomik, ulusal ve uluslararası siyasal baskının etkisiyle bir restorasyon sürecini tercih edecekti. Yapılan ilk değerlendirme bir restorasyon sürecinin daha olası olabileceği tespitiyle noktalanmıştı. Bu yazı yazılırken seçimden bir hafta geçmiş olmasına rağmen İstanbul’un sonuçları henüz açıklanmamıştı. Bu nedenle, bu ikinci yazı da ancak olasılıkları temel alarak kaleme alınmış olmanın eksikliğiyle maluldür. İktidar tarafından dillendirilen, “YSK’nın seçimin patronu olduğu” söylemi ve Ankara’da CHP’nin açık ara farkla seçimi almasının YSK tarafından onanması sanki İstanbul seçimlerinin YSK tarafından iptalinin meşrulaştırılmasının gerekçesi olarak kullanılacağı izlenimine yol açmış bulunuyor.

İstanbul ve belki birkaç şehirde daha seçimlerin yenilenme kararının alınması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu çaba kaçınılmaz bir şekilde 7 Haziran’dan 1 Kasım’a giden süreci anıştırmaktadır. 7 Haziran seçimleri HDP’nin “Seni Başkan Yaptırmayacağız” sloganında ifade bulan cesur çıkışıyla yakaladığı seçim başarısıyla sonuçlanmış, AKP Meclis çoğunluğunu kaybetmiş, ülke adeta bir siyasal bahar havası ile karşılaşmıştı. 7 Haziran’la başlayan bahar, sarayın seçimleri yok sayması sonrası, devletin derin kademeleriyle ittifaka girilmesi, Ceylanpınar’da iki polisin vurulması ve Suruç, Ankara katliamları sonrası ülkenin kan gölüne dönmesine yol açan bir sürecin tetiklenmesi ile yalancı bir bahara dönüşmüştü. Kendi varlığını neredeyse her yıla bir seçim ve referandum sığdırarak sürdüren Erdoğan, sandıkta aldığı bu ilk........

© Yeni Yaşam