We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Flormar direnişi sonrası-Musa Piroğlu

8 0 0
26.03.2019

Fransız şirketi Yves Roches’in % 51 ortağı olduğu kozmetik firması Flormar’da çoğu kadın 130 işçinin başlattığı ve 300 güne yakın süren direniş sona erdi. Sendikalı oldukları için ve sendika üyesi arkadaşlarına destek verdikleri için işlerine son verilen işçiler, sendika üyesi olarak işlerine geri dönmek talebiyle direnişe geçtiler. Direniş tüm ülke kamuoyuna mal olarak sürdürüldü. Patronun işten atarak kıramadığı işçi iradesini devlet, soğuğu kullanarak kırmaya çalıştı. Ülke içinden ve dışından verilen destekle devam eden direniş, son aşamada Flormar patronunun tüm kazanılmış hakları fazlasıyla vermeyi önermesi sonrasında işçiler tarafından, işbaşı yapılmadan sonuçlandırıldı.

Uluslararası şirketlerin Türkiye’de ortaklarıyla birlikte yürüttükleri, işletmelerin tamamında Flormar benzeri dayatmalar, uygulamalar yaşanmaktadır. DHL örneğinde olduğu gibi, Avrupa’daki tüm işyerlerinde işçilerin sendikalı olmasına rağmen uluslararası şirketler, neredeyse Türkiye’deki tüm işletmelerinde sendikalaşmaya karşı tavizsiz bir saldırganlık örneği gösteriyor. Bu durumda şaşılacak bir şeyin olmadığı peşinen kabul edilmelidir. Lenin’in ısrarla vurguladığı üzere emperyalizmin ayırt edici özelliği, meta ihracının yerini sermaye ihracının almış olmasıdır. Sermaye ihracı kredi vererek borçlandırma, doğrudan yatırımlar yapma ve günümüzde borsa hareketleri üzerinden gerçekleştirilir. Yarı sömürge ve bağımlı ülkelerdeki hükümetlerin övünerek kitlelere pazarladığı sermaye girişinin özünü, aslında emperyalist tekellerin kârlarını ve bağımlılık ilişkilerini artırmak üzere gerçekleştirdiği bu sermaye ihracatı oluşturur.

Metropol ülkelerdeki tekeller gerek işçi hareketlerinin örgütlü ve güçlü olması nedeniyle emek ücretlerinin yüksekliğinin yarattığı maliyetler gerek toplumsal........

© Yeni Yaşam