We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Devleti devlete şikâyet etmek-Musa Piroğlu

12 0 0
28.05.2019

Binlerce tutsağın yedi aydır sürdürdüğü açlık grevi, İmralı’ya avukatların gitmesi ve hükümet temsilcilerinin avukat görüşünde yasal bir engelin kalmadığını beyan etmesinin ardından, Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile sona erdi. Son yılların en kitlesel ve kararlı eylemi, taleplerin kabul edilmesi sonrası başarı ile sonuçlandı. Muhtemelen üzerine çok şeyler söylenip çok şeyler yazılacak eylem sürecinde vicdanlara damga vuran görüntüler, tutsak annelerinin hapishaneler önündeki direnişlerinden geldi. Çocuklarının seslerini duyurmak ve ölümleri durdurmak isteyen tutsak anneleri ülkenin ve dünyanın gözleri önünde defalarca tartaklandılar ve hakarete uğradılar. Önyargısız her insanı sarsacak barbarlık görüntüleri, fotoğrafları hafızalara kazındı. 7 ay süren direnişin kısa özeti, Diyarbakır Lice’de polis tarafından barbarca darp edilen tutsak annesi Necla Özer’in kendisine, hastane raporu alıp şikâyetçi olmasını söyleyenlere cevabıyla verildi: “Devleti devlete şikâyet etmekten yorulduk”. Devlete devleti şikâyet etmekten yorulanlar, mücadele etmekten yorulmadılar ve kazandılar.

Bazen en derin analizler, büyük felsefi açıklamalar, felsefe ve siyasal analizle hiç ilgisi olmayan, hayatın içindeki bireyin basit cümleleri ile özetlenir. Devletin devlete şikâyet edilmesine yapılan itiraz bir yanıyla suç kavramının kurumsal ve toplumsallığını vurgular iken, diğer yanı ile devlete karşı oluşmuş olması gereken toplumsal duyarlılığın ve siyasal örgütlenmenin zayıflığına yapılan derin vurgudur. Bu cümle aynı zamanda bilgi ve bilinç arasındaki ayrımı izah etmesi açısından önemlidir. Tutsak annesi, kendi yaşanmışlıkları üzerinden edindiği bilinç ile ciltler dolusu kitap okunup edinilen bilgiyi hayatın çıplak gerçeğine uygulayamayanlara net bir cevap vermiştir. Bilmek, kendi başına yaşamın farkına........

© Yeni Yaşam