menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Xwebûn krizi

9 0
previous day

“Savaştan çıkmış gibisin” derler. Evet çoğumuz savaştan çıkmış gibiyiz, kan ter içindeyiz, çünkü modern hayat esasen savaş halidir. Modern hayatın konforu bile çağın huzursuzluğunun ve mutsuzluğunun merkezidir. Belirsizlikler üzerine kurulan modern zıtlıklar hiçbir zaman bu kadar iç içe geçmemişti. Başka bir deyimle uçlar hiçbir zaman bu kadar yakınlaşmamıştı. Devrim de kapıda, devrilmek de; savaş da kapıda, barış da. Kesintisiz uyanıklık ile derin uyku arasında kalan zaman döngüsü adeta insanı sersemleştiriyor. Anlam arayışı ile anlamsızlıkta çakılı kalma gerginliği; gece ile gündüz gibi zamanın derin çatlaklarına, hakeza keskin kopuş ve inatçı diyalektiğin bezginleşen sürekliliğine rağmen; bu gerginliğin yarattığı huzursuzluğun ortasında yaşama tutunmak, anlamı aramak, üretebilmek, dönüştürme çabası içinde olmak her devrimci için bir bahar bahçesinin bahçıvanı olmak gibidir.

Fakat bahçıvanlığımız kısa sürmektedir. Dokunsan öfkeden patlayacak, dokunsan hüngür hüngür ağlayacak milyonların içinde yaşamanın ağır basıncı neşemizi büküyor; çoğu zaman milyonlarla birlikte ölümcül kederin insafına terk ediliyoruz. Peki bir dokunsan bin ah işiteceğimiz kitlelerin varlığı bize ne söylüyor? Herkesin bazen kendisini büyük suçlu bazen büyük haklı, bazen ezilen bazen ezen, bazen günahkâr bazen masum olarak gördüğü bu büyük duygu dalgalanması neyin nesidir? Zaman, tümüyle bir geçiş krizi mi? Varılacak bir mandalina bahçesi, bir nehir kıyısı ya da sakin bir bayram akşamı yok mu halkımız için? Bahar bahçelerimizi geri almak için daha ne kadar sürecek bu yolculuk?

Kürtler modern zamanların kıyısında kalan bir mucize olarak derin arayışın içinde, yüzeysel modernitenin gölgesinde direniyor. Dirilişin keskin arzusu, anlamı kaybetme........

© Yeni Yaşam