menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘İç cepheden’ sevgilerle…

61 0
31.03.2026

‘İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar…’

John Emerich Dalberg-Acton

Aslında Acton, “güç arttıkça onu kullanan kişinin yozlaşma ihtimali de artar, sınırsız güç ise neredeyse ve kaçınılmaz biçimde yozlaşmaya yol açar” demek istiyordu.

İktidar bloku, “Cumhur İttifakı” da dedikleri AKP-MHP koalisyonu, otokrasiyi kalıcılaştırmak için son bir hamle yapıyor… “İç cepheyi güçlendirme” söylemiyle, anayasayı değiştirmek de dahil bir dizi düzenleme yapmak istiyorlar. Eğer başarabilirlerse, ilelebet iktidarda kalmayı umuyorlar… Bu amaçla da “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” kuruldu. Açılım tamam da komisyon kapalı oturumlar yapıyor… Milletin vekillerinin milletten gizleyecekleri ne olabilir?.. Eğer tevatür edildiği gibi, vekiller gerçekten müvekkili (milleti) temsil ediyor olsalardı, bu ülke bugünkü sefil durumda olur muydu?

Bunun için de güya “iç düşman” saydıkları ve yüzyıldır zulmettikleri, katlettikleri, dillerini, kültürlerini, tarihlerini yasakladıkları Kürtlerle ‘barışmak istiyorlar’… Eğer amaç hasıl olursa, “iç cephe” güçlenmiş olacak. Oysa, boşuna “her söz her ağıza yakışmaz’ denmemiştir. Sözde süreç başlatıldığından beri yaklaşık bir buçuk yıl geride kaldı ve bu zaman zarfında tek bir yaprak kımıldamadı, tek adım atılmadı. Malûm, Türkiye’de “komisyona havale etmek” diye bir deyim var. Eğer herhangi bir sorun ‘komisyona havale edilmişse” artık o işten umudu keseceksin demektir. Eğer aksini bilen varsa söylesin.

Tabii bu başka adımlar atılmadı demek değil. Bu zaman zarfında seçilmiş onlarca belediye başkanı, yüzlerce belediye çalışanı hapse........

© Yeni Yaşam