menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara’nın Suriye politikası

7 0
yesterday

Suriye’nin Halep kentinde, Kürtlerin yoğun yaşadığı Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahalleleri, Şam’daki geçici Colani (HTŞ) yönetiminin çevresindeki selefi güçlerin kuşatması altında. Geçen yılı, Dürziler ve Alevilere yönelik katliam, kaçırma, yakma ve bombalama gibi vahşet dolu etkinliklerle kapatan insanlık dışı güçler yeni yılda yönünü Halep’teki Kürtlere çevirdi.

Dünya, yılın ilk günlerinde HTŞ bünyesinde toplanan Colani yönetimindeki Şam ordusunun uyguladığı vahşete tanıklık etti. Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerindeki kuşatmada Kürtlerin sistematik olarak hedef alınması ve topraklarından sürülmesi süreci işliyor.

Şam yönetimi ile varılan 1 Nisan Mutabakatı ile SDG’nin silahlı güçlerini geri çektiği, asayiş birimlerinin güvenliği sağladığı bu mahalleler, şimdi ağır silahlarla kuşatılmış, hunhar saldırıların hedefi durumunda.

Ankara, bu süreçte HTŞ merkezli geçici Şam iktidarını destekleyerek, bir kez daha değişmeyen Kürt politikasının içeriğini gözler önüne serdi. Kürtlerin kardeşliğinden söz edip, içeride süreç konuşulurken Suriye’de eski cihatçıları tahkim etmeyi sürdürmekte ısrar ettiği görülüyor.

Colani’ye destek, Kürt kazanımlarına tasfiye

Cihatçı örgütlerden devşirilen selefi güçlerin iki Kürt mahallesindeki insanlık dışı eylemleri, öldürülen asayiş mensubu genç kadının ‘Allahuekber’ çığlıkları eşliğinde binadan atılması gibi çok sayıda vahşet sahnesi karşısında sessiz kalan Ankara, bu tutumuyla “Kürt, Türk, Arap kardeştir” söyleminin samimiyetsizliğini bir kez daha göstermiş oldu.

Rojava için 10 Mart’ta imzalanan 8 maddelik mutabakatı yürürlüğe koymayan, ardından 1 Nisan Anlaşması’nı yok........

© Yeni Yaşam