menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1 Mayıs, emek ve özgürlük

31 0
25.04.2026

Türkiye’nin işçi ve emekçi hareketi, tarih boyunca yalnızca “ekmek” ve “adalet” talebiyle sınırlı kalmamıştır. Aynı zamanda barışın, demokrasinin ve özgürlüğün en kararlı savunucusu olmuştur. İşçi sınıfı, emekçiler ve onların yolunda giden gençlik sosyalizm mücadelesinde büyük bedeller ödemiştir. Türk ve Kürt işçileri başta olmak üzere tüm Türkiye işçi sınıfı, sendikalar ve meslek örgütleri bu tarihsel sorumluluğu bugün bir kez daha omuzlamaktadır. İktidar politikaları ufak bir zümre dışındaki tüm kesimleri açlığa ve yoksulluğa mahkum ederken teslim olmamaktadır. Yüksek enflasyon, eriyen ücretler, hayat pahalılığı, güvencesizlik, sendikal baskılar ve iktidarın hukuksuzlukları karşısında yükselen direnişler, Türkiye’nin demokratikleşme sürecini ve barış talebini de büyütmektedir.

Nisan ayında da direnişler durmadı devam etti. Doruk Madencilik işçileri direniyor. Açlık grevini, tüm baskı ve gözaltılara rağmen sürdürüyor. Bağımsız Maden-İş üyesi 110 işçi, aylardır ödenmeyen ücretler, tazminatlar ve ücretsiz izin dayatmalarına karşı direniyor. 103 yıl sonra, 1920’de TBMM’nin açılışı ve “Egemenliğin ilanı” olan 23 Nisan’da da işçiler açlık ve yoksulluk kavgası veriyor.

Kocaeli Bekaert fabrikasında Özçelik-İş’e bağlı 730 işçi, 17 Nisan’dan beri 1,5 yıllık sözleşmesiz dönemin telafisi ve insanca ücret zammı için üretimi durdurdu; grev çadırları kuruldu. Temel Conta işçileri (İzmir Torbalı) Petrol-İş’le 500 günü aşkındır grevde; patronun grev kırıcılığı mahkeme kararıyla tescil edildi, baskılar ve gözaltılar devam ediyor. Divriği maden işçileri (Sivas OYAK/Çiftay) Dev Maden-Sen üyesi 271 emekçiyle aylardır “şartsız işe iade ve yeraltı üretiminin yeniden başlaması” talebiyle mücadele ediyor; eylem İstanbul OYAK Finans Merkezi’ne taşındı. Tekstil, gıda, metal,........

© Yeni Yaşam