MEHMED EMİN RESULZADE’NİN GÖZÜNDEN İRAN İNKILABI

Özel Sayılar İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI Mayıs 2019 Özel Sayısı

İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI

Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı

DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI

Mayıs 2019 Özel Sayısı

MEHMED EMİN RESULZADE’NİN GÖZÜNDEN İRAN İNKILABI

Bu yazının kaleme alındığı günlerde dünya gündemini en çok meşgul eden haberlerin başında hiç şüphesiz İran geliyordu. İran’da 2025 yılı Aralık ayı sonunda başlayan sokak gösterileri kısa sürede ülkenin birçok bölgesine yayılmıştı. İlk etapta ekonomik kaygılarla başlayan bu gösterilere ABD ve İsrail’in sokağa açık destek vermesi, meseleyi küresel bir boyuta taşıdı.

İran’da rejim değişikliği tartışmaları yapılırken, özellikle Batı medyasının parlatmaya çalıştığı ve batı tarafından desteklenen bir isim öne çıkarılmaktadır. Bu kişi, 1925 yılında Kacarları[1] devirerek İran’da Pehlevi Hanedanı’nı kuran Rıza Şah Pehlevi’nin torunu; 1979 İslam Devrimi ile devrilerek ülkeden kaçan Muhammed Rıza Şah Pehlevi’nin oğlu olan Rıza Pehlevi’dir.

İran’ın karmaşık etnik yapıya sahip olması ve her grubun farklı amaçlar taşımasına rağmen, özellikle Farsların bir kısmının Rıza Pehlevi’yi desteklemesi dikkat çekicidir. Bizim ele alacağımız konu ise Azerbaycan Devleti’nin kurucusu Mehmed Emin Resulzade’nin, 1925 yılında Türk Kacar Hanedanlığı’nın devrilerek İran’da Pehlevi Hanedanı’nın kurulmasına ve İran’daki inkılap meselesine bakışıdır.

Resulzade’nin bu konudaki görüşleri, Halk gazetesinde yaklaşık yirmi gün arayla yayımlanan iki yazısında açıkça görülmektedir. Bu yazılar, bugüne ışık tütması açısından özellikle dikkat çekicidir. Sözü uzatmadan konuya geçelim.

Mehmed Emin Resulzade’nin ilk yazısı, “İran’daki Tebeddülat (Değişim) ve İran Türkleri” başlığını taşımaktadır. Bu yazıda Resulzade, İran’da Kacar Hanedanı’nın devrilerek yerine Pehlevi yönetiminin getirilmesini ele alır. Yazıyı üç ana başlık altında inceler: Rıza Pehlevi’nin muhtemel şah oluşu, İran’da millet kavramının henüz teşekkül etmemiş olması ve iktidarın Kacarlardan Rıza Pehlevi’ye geçiş sürecinde konar-göçer Türklerle şehirli Türkler arasındaki düşünce ayrılıkları.

Yazının giriş bölümünde Resulzade, Pehlevi’nin yeni İran şahı ilan edildiğine dair haberlerin yayıldığını, ancak daha sonra kendisinin şah değil geçici hükümet reisi olacağının söylendiğini belirtir. Buna rağmen Resulzade, henüz resmen ilan edilmemiş olsa da Rıza Pehlevi’nin yeni şah olacağını öngörerek şu tespitte bulunur:

“İran’daki inkılabın yalnız bir sülale tebeddülünden (değişimden) ibaret kalacağını tahmin edebiliriz.”

Resulzade ayrıca, önceki yıllarda cumhuriyet sloganlarıyla Kacarlara karşı ayaklanan kesimlerin bu kez farklı bir söylemle ortaya çıktıklarını ve “Cengiz ve Moğol neslinden gelen yabancı bir sülaleyi mukaddes Pişdadiyan (İran Hanedanlığı) tahtından düşürmeye” muvaffak olduklarını ifade eder. Ancak burada kullanılan bu ifadenin, bizzat Tebriz’de faaliyet........

© Yeni Ufuk Dergisi