We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ecdadımız zamanın kıymetini bilirlerdi

10 0 0
30.05.2021

Eskiler saatinize ve sıhhatinize dikkat edin demişler. İstanbul fethinden çok kısa bir süre sonra Fatih Sultan Mehmet’da zamana çok önem veriyordu. bilim insanı Ali Kuşçuyu İstanbul’a davet ederek İstanbul’un aynı zamanda bilim merkezi olması için de çalışma yapmasını istiyordu. Ali Kuşçu’nun da ilk yapığı Fatih Cami’nin minare kaidesine güneş saati yapmak oldu. İstanbul’da birçok camide güneş saatleri vardır. İşte adım adım gezerek bizde İstanbul’da bulunan güneş saatlerinin izlerini bulduk. Güneş saatlerinin hikâyesi şöyle:

Kaynaklarda verilen bilgilere göre, bilinen ilk güneş saatini Mısırlılar icat etti. Güneş saati, zamanı Güneş’in konumuna göre ölçmeye yarayan alettir. İstanbul’da zaman konusu ile özel olarak ilgilenen ve adına Muvakkithane denilen müesseseler vardı. Muvakkithaneler, Osmanlı İstanbul’unda namaz vakitlerinin, Ramazan ayının başlangıç ve bitişinin, sahur vakitlerinin ve zaman ile ilgili benzer dini ihtiyaçların hassas ölçümlerle hesaplandığı kurumlar olmuştur. İlk muvakkithane 1470’lerde faaliyete geçen Fatih Camii muvakkithanesidir. Muvakkithanelerinde âdet olduğu üzere burada da Ramazan imsakiyesinin dış duvara asıldığı ve civarda yaşayan ve çalışan insanların iftar ve sahur planlarını bu imsakiyelere göre yaptığı bilinir. Evliya Çelebi’nin aktardığına göre muvakkithane saatlerinin çok dakik olmasından dolayı Bayezid Camii Muvakkithanesi şehirdeki en şöhretli muvakkithaneydi. Bu ilk örneklerin yanında İstanbul’da pek çok muvakkithane bulunmaktaydı. Özellikle Teşvikiye Camii, Yavuz Selim Camii, Şehzade Camii, Eminönü Camii bahçeleri içerisinde bulunan yapılar ve pek çok mahallede rastlanabilecek muvakkithaneler İstanbul’un bu yapılar bakımdan zengin olduğunu göstermektedir.

GÜNEŞ SAATLERİ NASIL ÇALIŞIR?
Genel olarak rastlanan yatay güneş saati tasarımlarında dikey olarak yerleştirilmiş bir çubuğun gölgesi, yatay yerleştirilmiş bir yüzeyde günün saatlerini gösteren kadrana düşer. Güneş gökyüzünde ilerledikçe çubuğun ucunun saat üzerinde bıraktığı gölge, farklı saat çizgilerine denk gelecek şekilde hareket eder. Bu tasarımlarda çubuğun Dünya’nın dönme eksenine hizalanması gerekir. Dolayısıyla bu tür güneş saatinin doğru zamanı göstermesi için çubuğun manyetik kuzeyi değil, coğrafî kuzeyi gösteriyor olması gereklidir. Ayrıca çubuğun yatay düzlemle yapacağı açı, saatin bulunduğu coğrafî enleme eşit olmalıdır. Yine de bu iki özelliğe sahip olmayıp farklı ilkeler çerçevesinde çalışan güneş saatleri de tasarlanabilir. Bu saatler bir dairenin ortasına çubuk konularak ve pusula yardımı ile (her yerde Kuzey’i göstermesi lazım) her saat gölgenin düştüğü yere işaret konularak yapılabilir. Ama bulutlu günler, gece gibi etkenler bu saat türünü kullanışsız kılacaktır.

ANADOLU’DA İLK GÜNEŞ SAATİ KONYA’DA
Anadolu’da bilinen en eski güneş saati (1409) Konya Hacı Hasan Mescidi’nde bulunmakta ve onu Topkapı Sarayı’ndaki Fâtih Sultan Mehmed devrine ait yatay bir güneş saati takip etmektedir. Fetihten XVIII. yüzyılın sonlarına kadar İstanbul’da çeşitli binalara, özellikle camilere oldukça ayrıntılı ve kullanışlı güneş saatleri yerleştirilmiş, mekanik saatlerin yaygınlaşmasıyla revaçtan düşmelerine rağmen Osmanlı Devleti’nin son zamanlarına kadar da bu saatleri çizen kişiler eksik olmamıştır; bu ustaların son temsilcisi ressam ve muvakkit Ahmed Ziya Akbulut’tur (ö. 1936).

MEKANİK SAAT GELSE........

© Yeni Söz


Get it on Google Play